7 Eylül – 13 Eylül tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler
TÜRKİYE GÜNDEMİ
Fiili Dolaşımdaki Pay Tanımını Yeniledi
Sermaye Piyasası Kurulu, 8 Eylül 2026 tarihli 2026/57 sayılı Bülteni’nde yayımlanan iki ilke kararıyla, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerde pay ve oy hakkı bildirimlerinin kapsamını ve “fiili dolaşımdaki pay” kavramının hesaplanma yöntemini yeniden düzenledi. Karar 11 Eylül 2026 gün sonundan itibaren uygulanacak.
Özel Durumlar Tebliği’ne (II-15.1) ilişkin ilke kararına göre, bir ihraççının sermayesindeki pay veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması ya da altına inmesi hâlinde yapılacak bildirimlerde alt sınır yüzde 5’ten yüzde 3’e indirildi. Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişiler ile serbest fonlar dâhil dolaylı yoldan yüzde 10 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablolar Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından güncellenecek. MKK’nin açıkladığı dolaylı pay sahipliği verileri, pay alım teklifi yükümlülüğü gibi düzenlemelerde doğrudan esas alınmayacak.
İkinci ilke kararıyla fiili dolaşımdaki pay, halka açıklık oranını gösteren kavram olarak tanımlandı; oran, MKK’nin izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanan fiili dolaşım adedinin izlenebilen toplam pay adedine bölünmesiyle bulunacak. Kamu tüzel kişiliğine, kurucu ortaklara ve yüzde 10 ve üzeri paya sahip ortaklara ait paylar ile yönetici payları hesap dışında tutulacak.
Düzenlemeyle SPK’nın 2010, 2011, 2014 ve 2026 tarihli beş önceki kararı yürürlükten kaldırıldı.
Kaynak: Sermaye Piyasası Kurulu (2026/57 sayılı Bülten)

Uzaktan Kimlik Tespitinde Yabancılara NFC’li Pasaport İmkânı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca hazırlanan yönetmelik ve tebliğ değişikliği, 4 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeler, ödeme ve elektronik para kuruluşlarında biyometrik doğrulama, kimlik belgesi kontrolü ve Türk vatandaşı olmayan kişilerin uzaktan kimlik tespitine ilişkin hükümler içeriyor.
Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin 41. maddesine, uzaktan iletişim aracıyla müşterinin biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle doğrulanmasına ilişkin ibare eklendi. İlgili Tebliğ’e “kimlik belgesi” tanımı (Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı) getirildi ve uzaktan kimlik tespitinde biyometrik verilerin doğrulanması mevzuata dahil edildi.
Kimlik belgesinin NFC ile doğrulanmasındaki belge ve güvenlik kontrolleri; güvenlik ögeleri, fotoğraf, imza ile orijinallik, bütünlük ve tahrifat kontrolü bakımından ayrıntılı şekilde ele alındı. NFC ile doğrulamanın yapılamaması hâlinde uygulanacak alternatif yöntemlerde MASAK Tebliği’nde uygun görülen tür ve sayıda güvenlik unsuru aranacak. Türk vatandaşı olmayan gerçek kişilerin kimlik tespiti, MASAK esasları çerçevesinde, ICAO 9303 standardına uygun ve NFC özellikli pasaportla uzaktan yapılabilecek.
Kaynak: 4 Eylül 2026 tarihli ve 33360 sayılı Resmî Gazete (TCMB)

Orta Vadeli Program’da KVKK’nın GDPR ile Uyumu
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP), 6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Programda, 6698 sayılı KVKK’nın Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile uyumlaştırma sürecinin 2027’nin üçüncü çeyreğinde tamamlanmasının öngörüldüğü belirtildi.
OVP’de teknoloji, veri ve dijital dönüşüm alanında düzenleme hedeflerine de yer verildi. Yapay zekâ alanında AB ile uyum gözetilerek ulusal mevzuat altyapısının geliştirileceği ve takvimin 2027’nin ilk çeyreği olarak öngörüldüğü ifade edildi. Veri sahipliği, veri paylaşım sorumlulukları ve teknik yöntemleri kapsayan ulusal politika çerçevesi ile veri yönetişimi çatı mevzuatının oluşturulacağı kaydedildi.
Kamu kurumlarındaki verilerin yapay zekâ uygulamalarına uygun standartlara getirilmesine ilişkin sürecin 2027’nin ikinci çeyreğinde, dijital devlet kurumsal mimarisine yönelik mevzuat altyapısının ise ilk çeyrekte hazırlanması hedeflendi.
Programda ayrıca, dijital Türk lirasının kullanıma sunulmasına yönelik altyapı çalışmalarının 2027’nin üçüncü çeyreğinde tamamlanması ve ödeme ile elektronik para kuruluşlarının siber güvenlik dayanıklılığını artıracak düzenlemeler yapılması öngörüldü.
Kaynak: T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı — Orta Vadeli Program (2027-2029)
Turizm İşletmelerine Sigortalı Başına Destek
Turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesislerine, 1 Mayıs–31 Aralık 2026 dönemi için sigortalı başına 3.500 TL turizm ücret desteği verilecek. Desteğin dayanağı, 24 Temmuz 2026’da TBMM’de kabul edilen 7590 sayılı Kanun’un 11. maddesi olup usul ve esaslar 2026/21 sayılı SGK Genelgesi ile açıklandı.
Destek tutarı, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpımıyla hesaplanacak ve İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanarak takip eden aylara ait prim borçlarına mahsup edilecek.
Yararlanma şartları arasında işyerinin özel sektöre ait ve faaliyette olması, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal sürede verilmesi, primlerin süresinde ödenmesi, yapılandırılmış borçlar hariç ödeme süresi geçmiş borç bulunmaması ve kayıt dışı veya sahte sigortalı çalıştırılmaması yer alıyor. Başvuru gerekmeksizin destekten yararlanılacak; işyeri listeleri Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca her ay SGK’ya bildirilecek.
Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu ve yurt dışında çalışan sigortalılar destek dışında tutuldu. Yersiz yararlanılan tutarlar gecikme cezası ve zammıyla geri alınacak.
Kaynak: TÜRMOB (2026/21 sayılı SGK Genelgesi)
GLOBAL RADAR
Çin’den Yapay Zeka Sorumluluğuna İlişkin İlk Düzenleme
Çin Yüksek Halk Mahkemesi, yapay zeka kaynaklı uyuşmazlıklarda alt derece mahkemelerine yol gösteren ilk kapsamlı görüş belgesini 7 Eylül 2026’da yayımladı. Belge, deepfake ve ses klonlamadan algoritmik fiyat ayrımcılığına ve yapay zekânın ürettiği yanlış bilgiye kadar uzanan bir dizi güncel sorunda hukuki sorumluluğun sınırlarını çiziyor.
Mahkemeye göre belirleyici ölçüt rızadır: bir kişinin yüzü ya da sesi, izni olmadan tanınabilir biçimde yeniden üretildiğinde kişilik hakkı ihlali doğar. Bu tür içeriğin asılsız iddialar yaymak veya itibar zedelemek için kullanılması sorumluluğu ağırlaştırıyor. Belge, aynı ürün ya da hizmette makul bir gerekçe olmadan algoritma yoluyla farklı fiyat uygulayan işletmeleri de tüketici zararından sorumlu tutuyor.
Sorumluluk hizmet sağlayıcıyla sınırlı değil. İhlal içeren içerik kendisine bildirildiği hâlde harekete geçmeyen sağlayıcılar kadar, sistemi kasıtlı yönlendirerek ihlal ürettiren kullanıcılar da sorumlu tutulabiliyor.
Kaynak: State Council Information Office / Xinhua

“Dinleyen Yapay Zeka”ya FTC Cezası
ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), akıllı cihazların yakaladığı konuşmalara dayanarak yerel hedefli reklam sunabildiği öne sürülen “Active Listening” adlı yapay zekâ hizmetine ilişkin yanıltıcı beyanlar nedeniyle Cox Media Group (CMG) ile iki pazarlama şirketinden toplam 930.000 dolar ödenmesini öngören uzlaşmalar açıkladı.
Üç ayrı şikâyete göre şirketler, özel bir algoritmayla akıllı cihazlardaki konuşmaları gerçek zamanlı dinleyip reklam hedeflediklerini ve tüketicilerin bu hizmete onay verdiğini iddia etti. FTC, hizmetin gerçekte ses verisine dayanmadığını; bunun yerine veri simsarlarından alınan e-posta listelerinin yüksek kârla yeniden satışından ibaret olduğunu belirledi.
Komisyon, uygulama mağazası koşullarının tıklanmasının, ev içi ses verisinin kullanımı için geçerli bir açık rıza sayılamayacağını vurguladı. Uzlaşma kapsamında CMG 880.000, diğer iki şirket ayrı ayrı 25.000 dolar ödeyecek ve hizmet özelliklerine ilişkin yanıltıcı beyanları yasaklanacak.
Kaynak: Federal Trade Commission
LEGALTECH SAHNESİ
Sağlık Verilerinde GDPR ile Yapay Zekâ Yasası’nın Çifte Uyum Yükü
AB’de Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile Yapay Zeka Yasası’nın eş zamanlı yürürlükte olması, yapay zekâ destekli tıbbi danışmanlık hizmetleri sunan sağlık kuruluşları ve teknoloji şirketleri için çifte bir uyum yükü doğuruyor.
İki rejim farklı mantığa dayanıyor. GDPR, kişisel verinin işlenmesini düzenliyor ve sağlık verisini katı korumaya tabi “özel nitelikli kişisel veri” olarak sınıflandırıyor (m. 9). Yapay Zeka Yasası ise sistemin kendisini hedef alıyor; bir sağlık yapay zekası yüksek riskli sayıldığında algoritmik şeffaflık, insan gözetimi ve ayrımcılık yapmama yükümlülükleri devreye giriyor.
Pratik güçlükler, hastaların haklarını kullanmasıyla ortaya çıkıyor. GDPR’nin 15. maddesi uyarınca hasta, erişim hakkına ve otomatik kararın arkasındaki mantığı öğrenme hakkına sahip. Geleneksel tanıda hekimin muhakemesi belirtilere, test sonuçlarına ve klinik kılavuzlara dayandığından açıklanabilir kalırken; parametreleri sürekli güncellenen, öğrenen bir sistemde bu izlenebilirliğin sağlanması güçleşiyor.
Bu çerçeve, otomatik tıbbi kararların GDPR’nin veri koruma rejimi ile Yapay Zeka Yasası’nın ürün güvenliği rejimine aynı anda tabi olması sonucunu doğuruyor.
Kaynak: IAPP
APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ
Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.
6306 Sayılı Kanun Kapsamında Riskli Yapılarda Toplantı Usulü ve Karar Yeter Sayıları
Av. Zeynep GÖKÇE
“… Kentsel dönüşümde en kritik konulardan biri, maliklerin toplantı ve karar alma usul ve esaslarıdır. Riskli yapı tespitinden önce maliklerin irade açıklamaları 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na (KMK) tabi iken, riskli yapı tespitinden sonra 6306 sayılı Kanun devreye girerek KMK’daki toplantı ve karar yeter sayısı hükümlerini bertaraf eden özel bir usul yaratır. Bu özel usul, yıkım, yeniden yapım, uygulama şeklinin belirlenmesi ve müteahhit seçimi gibi kritik kararlarda salt çoğunluk esasını getirerek dönüşüm sürecinin hızlandırılmasını amaçlar…”
🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın