Kategori: Bülten

  • Apilex Bülten #23

    Apilex Bülten #23

    5 Ekim- 11 Ekim tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    MASAK Kimlik Tespiti Tutarları Güncellendi

    5549 sayılı Kanun kapsamındaki Tedbirler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik, 7 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, 23 Eylül 2026’da 33 Sıra No.lu Tebliğ ile 5 Sıra No.lu Tebliğ’deki tutarların güncellenmesinin ardından geldi.

    Yönetmeliğin 5/1-b maddesindeki genel kimlik tespiti tutarı 185.000 TL’den 370.000 TL’ye, kripto varlık hizmet sağlayıcılara ilişkin tutar ise 15.000 TL’den 30.000 TL’ye çıkarıldı. 5/1-c maddesindeki elektronik transfer ve kripto varlık transferlerine ilişkin tutar ile 24 ve 24/A maddelerinde transfer mesajlarındaki gönderici ve alıcı bilgilerine ilişkin tutarlar da 15.000 TL’den 30.000 TL’ye yükseltildi.

    Yönetmeliğin 16. maddesindeki müteakip işlemlerde kimlik tespitine ilişkin düzenlemede, finansal kuruluşlar için yüz yüze işlemlerde imza örneği alınması zorunluluğuna alternatif getirildi. İnternet veya mobil kanallar ya da kayıtlı ve doğrulanmış cep telefonuna gönderilen SMS OTP ile doğrulama yapılması hâlinde imza örneği alınmayabilecek.

    Ayrıca finansal kuruluş tanımı dışında kalan yükümlülere yönelik denetimler sonucunda düzenlenecek rapor türlerine ilişkin düzenleme yapıldı. Değişiklikler, 5549 sayılı Kanun’a dayanan Tedbirler Yönetmeliği kapsamında yükümlülerin kimlik tespiti eşiklerini ve doğrulama yöntemlerini belirliyor.

    Kaynak: Resmî Gazete

    KVKK’dan Kurumsal E-Posta Denetimine İlişkin İlke Kararı

    Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun, çalışanlara iş amacıyla tahsis edilen kurumsal e-posta hesapları ve iletişim kanallarının işverence denetlenmesine ilişkin 16 Eylül 2026 tarihli ve 2026/2035 sayılı İlke Kararı, 8 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

    Kurul, iletişim aracının işverene ait olmasının çalışanların kişisel verilerine sınırsız erişim yetkisi vermediğini belirtti. Denetimin meşru bir amaca dayanması, bu amaçla bağlantılı ve ölçülü olması gerektiği vurgulandı. Kararda, mesaj içeriğine erişimin trafik ve kayıt (log) bilgilerinin incelenmesine göre daha ağır bir müdahale olduğu ifade edildi.

    İşverenin, denetim başlamadan önce çalışanları denetimin amacı, hukuki sebebi, kapsamı, yöntemi, saklama süresi ve çalışanın hakları konusunda açık ve belirli şekilde bilgilendirmesi gerekiyor. Kurumsal hesapların denetlenebileceğine ilişkin genel bir bildirim yeterli görülmedi.

    Kararın kapsamı e-postayla sınırlı tutulmadı; kurum içi mesajlaşma uygulamaları, CRM ve talep yönetim sistemleri ile toplantı platformlarının yazışma ve kayıt alanları da değerlendirmeye dahil edildi.

    Karar, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında işverenin denetim yetkisi ile çalışanın özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğü arasındaki dengeyi belirliyor.

    Kaynak: Resmî Gazete (Kişisel Verileri Koruma Kurulu)

    AYM’den Mahpus Yayınlarına İlişkin Pilot Karar

    Anayasa Mahkemesi, 19 Şubat 2026 tarihli ve 2019/789 başvuru numaralı kararında, mahpuslara ait dokümanların ve kendilerine verilmeyen süreli ya da süresiz yayınların ceza infaz kurumlarınca alıkonulmasını ifade özgürlüğü yönünden inceledi ve oybirliğiyle ihlal kararı verdi.

    Mahkeme, alıkoyma işlemlerinin kanuni dayanağı bulunmadığını tespit etti. Kararda ihlalin, ceza infaz kurumu idarelerinin elkoyma yetkisini düzenleyen açık bir kanun hükmünün bulunmamasından kaynaklanan yapısal bir sorun olduğu belirtildi. Yapısal sorunun tespiti üzerine pilot karar usulü uygulandı ve karar, gereğinin değerlendirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Adalet Bakanlığına bildirildi.

    Aynı konudaki bireysel başvuruların incelenmesi, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren bir yıl süreyle ertelendi. Karar, ceza infaz kurumlarında mahpuslara ait doküman ve yayınlara elkonulmasına ilişkin müdahalelerin kanunilik ölçütü bakımından açık bir yasal düzenlemeye dayanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

    Kaynak: Anayasa Mahkemesi

    Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nde Değişiklik

    Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanan Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 2 Ekim 2026 tarihli ve 33388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Yönetmelik, 13 Temmuz 1976 tarihli Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin teminat paraları ile veli, vasi, kayyım ve mirasçılardan istenecek belgelere ilişkin hükümlerini değiştirdi.

    Yönetmeliğin 76. maddesinin birinci fıkrasında, noterlik mesleğine girenlerin göreve başladıktan sonra Noterlik Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca vermekle yükümlü olduğu teminat paralarının yatırılacağı bankalar yeniden belirlendi. Buna göre teminat paraları T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası, Türkiye Vakıflar Bankası, Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası ve Türkiye Emlak Katılım Bankası’na yatırılabilecek.

    Yönetmeliğin 92. maddesinin ikinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri de yeniden düzenlendi. Veli için, kendisi ve velayeti altındaki küçüğü gösteren açıklamalı nüfus aile kayıt tablosu aranacak. Vasi ve kayyım için mahkeme kararı ile resmi kimlik belgeleri, mirasçı için ise veraset belgesi ile resmi kimlik belgeleri istenecek.

    Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi; hükümlerini Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu yürütecek.

    Kaynak: Resmî Gazete (Türkiye Noterler Birliği)


    GLOBAL RADAR

    Starbucks ile Sendika Arasındaki Marka Uyuşmazlığı

    ABD Pennsylvania Doğu Bölgesi Federal Mahkemesi, 2 Ekim 2026 tarihinde Starbucks’ın, Workers United sendikasının açtığı tespit davasının düşürülmesi talebini reddetti. Sendika, “Starbucks Workers United” adı ile kahve bardağı tutan yumruk figürlü logosunun Starbucks’ın marka haklarını ihlal etmediğinin tespitini talep etmektedir.

    Uyuşmazlık, Starbucks’ın Ekim 2023’te Iowa’da açtığı marka ihlali davasına dayanmaktadır. Taraflar, 2024’te kapsamlı bir müzakere çerçevesi üzerinde anlaşmış ve Ocak 2025’te davalarını yeniden açılabilir şekilde geri çekmiştir. Sendika Nisan 2026’da Pennsylvania’da tespit davası açmış, Starbucks ise Haziran 2026’da Iowa’da yeni bir ihlal davası açmıştır.

    Starbucks, taraflar arasındaki 2024 tarihli mutabakat zaptı nedeniyle dava açıldığında güncel bir uyuşmazlık bulunmadığını ileri sürmüştür. Mahkeme bu savunmayı yargılamanın bu aşamasında kabul etmemiştir. Karar, esasa ilişkin bir tespit içermemekte olup tespit davası yürürlükteki marka hukuku çerçevesinde devam edecektir.

    Kaynak: Workers United v. Starbucks Corporation, E.D. Pa., No. 2:26-cv-02202

    Google’dan AB’nin Veri Paylaşımı Kararlarına Dava

    Google, Avrupa Komisyonu’nun Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında 16 Temmuz 2026’da verdiği iki karara karşı 28 Eylül 2026’da AB Genel Mahkemesi’nde iptal davası açtı.

    Komisyon’un ilk kararı, Google’ın anonimleştirilmiş arama, tıklama ve sıralama verilerini rakip arama motorları ile arama işlevi sunan yapay zekâ sohbet robotlarıyla paylaşmasını öngörüyor. Paylaşımın Ocak 2027’de başlaması gerekiyor. İkinci karar ise Google’ın, kendi yapay zekâ asistanına tanıdığı Android özelliklerine rakip asistanların da erişmesini sağlamasını düzenliyor; bu değişikliklerin 2027 içinde uygulanması bekleniyor.

    Google, kararların kullanıcıların arama geçmişini yeterli anonimleştirme yapılmadan paylaşmaya zorladığını ve Android’in güvenliğini zayıflattığını ileri sürdü. Şirket ayrıca yükümlülüklerin dava sonuçlanana kadar askıya alınması için ihtiyati tedbir talep etti. Komisyon ise kararların gizlilik ve güvenliğe ilişkin güvenceler içerdiğini belirterek bunları mahkemede savunacağını açıkladı. AB hukukunda dava açılması, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmuyor.

    Kaynak: Avrupa Komisyonu (IP/26/1634)

    İngiltere High Court’ta Yeni Bölüm

    İngiltere ve Galler High Court bünyesinde ticari ve mülkiyet uyuşmazlıklarına bakan yeni Business and Property Division (BPD), 1 Ekim 2026’da faaliyete başladı. Yeniden yapılanma, Haziran 2026’da yargı ve hükümet tarafından ortak olarak duyurulmuştu.

    Daha önce ticari ve mülkiyet uyuşmazlıklarına bakan ihtisas mahkemeleri Chancery Division ile King’s Bench Division arasında dağılmış durumdaydı. Yeni bölüm Chancery Division’ın yerini aldı; Commercial Court, Technology and Construction Court ve Financial List gibi ihtisas mahkemelerini tek çatı altında topladı.

    BPD, King’s Bench Division ve Family Division ile birlikte High Court’un üç bölümünden birini oluşturuyor. Bölümü, Chancellor of the High Court makamının yerini alan President of the Business and Property Division yönetecek.

    Düzenlemeyle dava açılacak mahkemenin belirlenmesinin kolaylaştırılması, yönetimin sadeleştirilmesi, hâkimlerin esnek görevlendirilmesi ve bu mahkemelerin uluslararası konumunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. İhtisas mahkemeleri mevcut yetki alanlarını ve usullerini koruyor.

    Kaynak: Courts and Tribunals Judiciary


    LEGALTECH SAHNESİ

    Kaliforniya’da İşyerinde Yapay Zekâ Düzenlemeleri

    Kaliforniya’da işyerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin üç yasa, 30 Eylül 2026 tarihinde imzalanarak kabul edilmiştir. Yasalar; otomatik karar sistemleri, teknoloji kaynaklı işten çıkarmalar ve çalışan gözetimi alanlarında yeni kurallar getirmektedir.

    İlk yasa uyarınca disiplin ve işten çıkarma kararları yalnızca otomatik sistemlere bırakılamayacaktır. İşverenin sistem çıktısına ağırlıklı olarak dayanması hâlinde kararın bir insan tarafından başka veri ve bilgilerle doğrulanması gerekecek; doğrulanamayan veya hatalı çıktı kararda kullanılamayacaktır. Çalışana yazılı bildirim yapılacak ve çalışan, sistemin kullandığı verilere ilişkin açıklama talep edebilecektir.

    İkinci yasa, yapay zekâ veya otomasyonun neden olduğu toplu işten çıkarma, taşınma ve faaliyet sona erdirme süreçlerinde ek bildirim yükümlülüğü öngörmektedir.

    Üçüncü yasa ise çalışanların duygusal durumunu tanıyan veya tahmin eden ya da nöral veri toplayan yapay zekâ destekli gözetim araçlarını yasaklamaktadır. Toplu işten çıkarma ve gözetim düzenlemeleri 1 Ocak 2027’de, otomatik karar sistemlerine ilişkin düzenleme ise 1 Temmuz 2027’de uygulanmaya başlayacaktır.

    Kaynak: Office of the Governor of California (SB 947, SB 951, AB 1883)


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    Evlilik (Mal Rejmi) Sözleşmesi Nedir?

    Av. Osman Talha YILDIZ

     “… Evlilik sözleşmesi, çiftlerin evlenmeden önce veya evlilik sırasında mal varlıklarına ilişkin yapabilecekleri sözleşmedir. Evlilik sözleşmesi rızai bir sözleşme olduğu için kimse zorunlu bir hale getiremez. Evlilik sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu’nda “mal rejimi” adı altında düzenlenmiştir.

    Evlilik sözleşmesi kanundaki diğer adıyla mal rejimi sözleşmesi Türk Medeni Kanunu’nun 203. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre eşlerin, evlenmeden önce kendilerine ait olan kişisel malları ve miras payları evlenince de kendi malları olarak kalır. Ancak evlendikten sonra edinilen mallara ise eşler ortak olurlar. Evlendikten sonra edinilen mallara eşlerden birinin daha fazla katkı sağlamış olması durumunda, bu durum hesaplanarak kalan kısım eşit olarak paylaştırılır…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #22

    Apilex Bülten #22

    28 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    Süresiz Yoksulluk Nafakası İbaresinin İptali

    Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Bir aile mahkemesinin itiraz başvurusu üzerine 4/6/2026 tarihinde verilen E.2025/156, K.2026/131 sayılı karar, 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

    Mahkeme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin korunmasını meşru bir amaç olarak kabul etti. Bununla birlikte nafaka yükümlülüğünün süre veya ölçüt öngörülmeksizin süresiz düzenlenmesinin taraflar arasındaki menfaat dengesini bozduğu ve borçluya ağır bir yük getirdiği sonucuna vardı. İbare, Anayasa’nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bulundu.

    İptalin doğuracağı hukuki boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldü. Bu nedenle Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca iptal hükmünün yayım tarihinden dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girmesine karar verildi. İptal yalnızca “süresiz olarak” ibaresini kapsıyor, TMK m. 175’te düzenlenen yoksulluk nafakası talep hakkı yürürlükte kaldı.

    Kaynak: Resmî Gazete, 30.09.2026, Sayı 33386 – Anayasa Mahkemesinin 4/6/2026 Tarihli ve E: 2025/156, K: 2026/131 Sayılı Kararı

    PTT Tebligat Ücretleri Güncellendi

    PTT’nin 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren uygulanan Posta ve Telgraf Ücret Tarifesi ile adli tebligat ücretleri artırıldı.

    Yeni tarifeye göre 100 grama kadar normal tebligat ücreti 265 TL’den 300 TL’ye, hızlı tebligat ücreti 530 TL’den 600 TL’ye yükseldi. Artış oranı her iki kalemde %13,2. Merkezi Takip Sistemi (MTS) kapsamında gönderilen ödeme emirlerinde 100 grama kadar ücret 350 TL olarak belirlendi.

    Bir önceki tarife 4 Şubat 2026’da yürürlüğe girmişti.

    Kaynak: T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı – Posta ve Telgraf Ücret Tarifesi (01.10.2026)

    KVKK: Başvurulara Sözlü Cevap Yeterli Değil

    Kişisel Verileri Koruma Kurumu, “İlgili Kişilerin Başvurularına Verilecek Cevabın Bildirim Usulüne İlişkin Kamuoyu Duyurusu”nu yayımladı. Duyuruda, veri sorumlularının ilgili kişi başvurularını en kısa sürede ve en geç 30 gün içinde sonuçlandırma yükümlülüğü hatırlatıldı.

    Kurum’un yürüttüğü incelemelerde bazı veri sorumlularının başvuruları yalnızca telefon, yüz yüze görüşme veya benzeri sözlü yöntemlerle cevaplandırdığı tespit edildi. Duyuruya göre ek bilgi almak, konuyu netleştirmek veya süreç hakkında bilgi vermek amacıyla ilgili kişiyle sözlü iletişim kurulabilir. Ancak bu görüşmeler, 6698 sayılı Kanun kapsamında verilmesi gereken cevabın yerine geçmez.

    Veri sorumlularının cevaplarını yazılı veya elektronik ortamda bildirmesi gerekiyor. Cevapta taleplerin hangi kapsamda karşılandığı açıkça belirtilmeli; karşılanmayan veya reddedilen talepler için açık ve anlaşılır gerekçe gösterilmelidir.

    Kurum, yazılı veya elektronik bildirimin ilgili kişilerin haklarını etkin şekilde kullanabilmesi, şikâyet ve inceleme süreçlerinin yürütülmesi ve gerektiğinde yargı süreçlerinde başvurunun belgelendirilmesi bakımından önem taşıdığını belirtti. Duyurunun dayanağı, 6698 sayılı Kanun’un 13. maddesindeki başvuruları cevaplama yükümlülüğüdür.

    Kaynak: Kişisel Verileri Koruma Kurumu

    ‘’Hibrit Çalışma’’ Yönetmelikte Düzenlendi

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan Uzaktan Çalışma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik, 25 Eylül 2026 tarihli ve 33381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

    Değişiklikle, 10/3/2021 tarihli ve 31419 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin “Çalışma süresinin belirlenmesi” başlıklı 9. maddesine ikinci fıkra eklendi.

    Eklenen hükme göre, iş görme ediminin bir kısmının işyerinde, bir kısmının ise uzaktan çalışma usulüyle yerine getirilmesi kararlaştırılabilecek. Bu durumda işçinin işyerinde ve uzaktan çalışacağı günler ile çalışma saatleri iş sözleşmesinde belirlenecek.

    Düzenleme, işyerinde ve uzaktan çalışmanın birlikte uygulandığı hibrit çalışma modelini yönetmelik düzeyinde tanımlıyor. Hükmün uygulanması tarafların anlaşmasına bağlı olup tüm çalışanlar için otomatik bir uzaktan çalışma hakkı öngörülmüyor.

    Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütecek.

    Kaynak: Resmî Gazete, 25.09.2026, Sayı 33381 – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı


    GLOBAL RADAR

    İşe Alımda Yapay Zekâya AEPD Uyarısı

    İspanya Veri Koruma Ajansı (AEPD), işe alım ve şirket içi terfi süreçlerinde aday başvurularını elemek ve puanlamak için yapay zekâ aracı kullanmaya hazırlanan bir şirkete GDPR m. 58/2-a kapsamında önleyici nitelikte uyarı (advertencia) gönderdi. Şirketin adı kararda anonimleştirildi. Araç, özgeçmişleri analiz ederek adaylara uygunluk puanı vermek ve başvuruları önceliklendirmek amacıyla tasarlanmıştı; henüz İspanya’da kullanıma alınmamıştı.

    Şirket, nihai kararın her zaman bir insan tarafından verileceğini bildirdi. AEPD ise insan müdahalesinin etkili olması gerektiğini belirtti. Buna göre karar verici, sistemin ürettiği puanı eleştirel biçimde değerlendirebilmeli ve kararı fiilen otomatik sonuca bağlı kalmadan verebilmelidir. GDPR m. 22’nin uygulanıp uygulanmayacağı, karar sürecinin fiili işleyişine göre değerlendirilecek.

    Uyarı kapsamında şirketten şunlar istendi: GDPR m. 24 ve 25 uyarınca tasarımdan itibaren veri koruma ilkesine uyması, riskleri değerlendirmesi ve yüksek risk varsa işleme başlamadan önce m. 35 uyarınca veri koruma etki değerlendirmesi yapması. Ayrıca m. 12-14 uyarınca adaylara aracın değerlendirme sürecindeki işlevi hakkında açık bilgi verilmesi gerekiyor. Gerekli tedbirlerin alınmaması hâlinde yaptırım süreci başlatılabilecek.

    Kaynak: Agencia Española de Protección de Datos (AEPD), Dosya No. EXP202600427

    New York’un Algoritmik Kira Yasağına Tedbir

    ABD New York Güney Bölge Federal Mahkemesi, 29 Eylül 2026’da, konut kiralarının algoritmik fiyatlama araçlarıyla belirlenmesini yasaklayan New York eyalet yasasının uygulanmasını ihtiyati tedbirle durdurdu. Tedbir, yazılım sağlayıcısı RealPage’in talebi üzerine verildi. Mahkeme, eyalet başsavcılığının davanın reddine ilişkin talebini de reddetti.

    Uyuşmazlık, yasanın 3. maddesine ilişkin. Bu hüküm, konut sahiplerinin “koordinasyon işlevi” gören yazılımların önerilerine dayanarak kira koşullarını belirlemesini yasaklıyor. RealPage, düzenlemenin ABD Anayasası Birinci Ek Madde kapsamında korunan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürdü. Eyalet ise yasanın ifadeyi değil, rekabete aykırı davranışı düzenlediğini savundu.

    Mahkeme, sonucun “sınırda” olduğunu belirterek davacının esasta haklı çıkma ihtimalinin “marjinal düzeyde” yüksek olduğuna hükmetti. Gerekçede, 3. maddenin kamuya açık veri ile kamuya açık olmayan veri kullanan yazılımlar arasında ayrım yapmadığı tespit edildi; bu nedenle hükmün özü itibarıyla (facial) geçersiz sayılma ihtimali kabul edildi. Mahkeme ayrıca yasanın, fiyat sabitlemeyi önleme gerekçesiyle olağan ticari faaliyeti yalnızca yazılım aracılığıyla yapıldığı için yasakladığını belirtti.

    Davacı, davayı ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı sulhten iki gün sonra açmıştı. Bu sulhe göre şirket, rakiplere ait kamuya açık olmayan verileri fiyat önerilerinde kullanmayacak.

    Kaynak: Reuters, 30 Eylül 2026

    Yapay Zekâ Eğitiminde İlk İstinaf Kararı

    ABD 3. Daire Federal İstinaf Mahkemesi, Thomson Reuters v. ROSS Intelligence davasında, yapay zekâ eğitiminde telif hakkıyla korunan içeriğin kullanımına ilişkin ilk federal istinaf kararını verdi. Mahkeme, Delaware Federal Mahkemesi’nin Thomson Reuters lehine verdiği özet hükmü onadı ve ROSS’un adil kullanım (fair use) savunmasını reddetti.

    Uyuşmazlık, ROSS’un Westlaw içtihat özetlerinden (headnotes) türetilen materyali rakip bir yapay zekâ tabanlı hukuki arama motorunu eğitmek için kullanmasına ilişkin. Mahkeme, özetlerden 2.243’ünün telif koruması için gereken özgünlüğe sahip olduğuna hükmetti.

    Adil kullanımın dört unsurundan üçü ROSS aleyhine değerlendirildi. Mahkemeye göre kullanım dönüştürücü nitelikte değildir; ROSS, Westlaw’a ticari bir ikame oluşturmak amacıyla eğitim yapmıştır. Kararda ayrıca ROSS’un özetlerin değerini sahiplendiği ve Thomson Reuters’ın bu içerikleri yapay zekâ eğitimi amacıyla lisanslayabileceği türev pazara girme imkânını engellediği belirtildi.

    Mahkeme, ROSS’un özgün ifade üretemeyen, üretken olmayan bir sistem olduğunu vurgulayarak uyuşmazlığı üretken yapay zekâ davalarından ayırdı.

    Kaynak: ABD 3. Daire Federal İstinaf Mahkemesi, Thomson Reuters v. ROSS Intelligence, No. 25-2153


    LEGALTECH SAHNESİ

    Yapay Zekâ Hatalarında İşletmeci Sorumluluğu

    Almanya’da Hamm Yüksek Eyalet Mahkemesi (OLG Hamm), 12 Mayıs 2026 tarihli kararıyla, estetik cerrahi alanında faaliyet gösteren bir şirketi web sitesindeki yapay zekâ destekli sohbet robotunun verdiği hatalı cevaplardan sorumlu tuttu. Sohbet robotu, şirketi yöneten iki hekimi kullanıcı sorusu üzerine “plastik ve estetik cerrahi uzmanı” olarak tanıtmıştı; hekimler bu uzmanlık unvanına sahip değildi.

    Davacı tüketici örgütü, Haksız Rekabet Kanunu (UWG) kapsamında ihtiyati tedbir talep etti. Davalı, sohbet robotunun olasılık hesaplarıyla otonom çalıştığını, cevaplarının kontrol edilemeyeceğini ve tüketicilerin yapay zekânın hata yapabildiğini bildiğini savundu.

    Mahkeme bu savunmayı reddetti. Kararda, sohbet robotunun kullanılmasının “teknik araç” niteliğinde bir ticari uygulama olduğu ve işletmecinin sistemi başlatıp iletişimi üzerinde yeterli etkiye sahip olduğu belirtildi. Davalının uyarı mektubundan sonra hatalı cevapları durdurabilmiş olması da bu etkinin göstergesi kabul edildi. Mahkeme ayrıca tüketicilerin önemli bir kısmının bilgisayar üretimi cevaplara güvendiğini tespit etti ve hatalı cevapları yanıltıcı ticari uygulama saydı. Mahkeme, meselenin temel önemi nedeniyle Federal Adalet Divanı’na temyiz yolunu açık tuttu.

    Kaynak: Law Library of Congress – Global Legal Monitor, 9 Haziran 2026


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    Kentsel Dönüşüm Yönetmelik Değişikliği İle Getirilen Yenilikler

    Av. Gökhan BİLGİN

     “… Kentsel dönüşüm sürecine ilişkin son düzenleme, riskli yapı yıkıldıktan sonra tapudaki kaydın nasıl devam edeceğinden, en az bir malikin istemiyle toplantıya çağrının artık zorunlu bir ilanla yapılmasına; salt çoğunluk kararının geçerlilik koşullarından, karara katılmayan maliklerin paylarının satışına ilişkin zorunlu sürecin tamamlanmadıkça ruhsat aşamasına geçilemeyeceğine; idare tarafından yapılacak ön incelemenin mahiyetinden, tevhit ve ifraz sonrası hangi parselin dönüşüm rejimi altında kalacağının belirlenmesine; imar hakkının başka bir parsele aktarılmasında 6306 sayılı Kanuna dayalı rejimin uygulanmasının ise ancak o parselde tüm maliklerin birlikte paydaş hâline gelmesi ve açık muvafakat vermesi şartıyla mümkün olmasına kadar tüm adımları birbirine bağlayan bir çerçeve kurmaktadır …”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #21

    Apilex Bülten #21

    21 Eylül – 27 Eylül tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    UYAP Eylül 2026 Güncellemesi

    Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen UYAP Eylül 2026 Olağan Güncellemesi tamamlandı; yargı, icra, e-Satış, Vatandaş Portal, Avukat Portal ve savcılık uygulamalarında yeni özellikler devreye alındı. 

    İcra dosyalarında gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin banka bilgileri de sorgulanabilecek. Entegrasyon sorgularına firma ortaklık bilgisi eklendi. Avukat Portal’a “Şirket Ortaklığının Haczi Talebi” seçeneği eklendi. Borçlunun ortak olduğu şirket bilgileri sorgulanabilecek, talep evrakı elektronik ortamda oluşturulup ilgili icra birimine gönderilebilecek. 

    Ücretli entegrasyon sorgularındaki 60 dakikada bir sorgu sınırı kaldırıldı. Beş ücretsiz sorgu hakkı dolduktan sonra ücret karşılığında sınırsız sorgu yapılabilecek. Güncellemeyle ayrıca İcra Ceza Mahkemelerinde resen e-Duruşma düzenlemesi uygulamaya alındı. Tebligatta 18 yaşından küçük kişi seçildiğinde uyarı veren kontrol eklendi. Nafaka tutarı değişen dosyalarda eski ve yeni miktarlar ilgili dönemlere göre hesaplanabilecek. 

    Değişiklikler, UYAP olağan güncellemesi kapsamında icra takiplerindeki sorgu ve talep işlemlerine uygulanıyor.

    Kaynak: T.C. Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü

    KVKK’dan Avukatlara Uygulama Rehberi

    Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Türkiye Barolar Birliği’nin görüş ve katkılarıyla hazırlanan “Avukatların Mesleki Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Uygulama Rehberi”ni 22 Eylül 2026 tarihinde yayımladı. 

    Rehberde avukatların, tevkil edilen avukatların, avukat çalışanlarının ve ilgili kişilerin 6698 sayılı Kanun kapsamındaki konumu ele alınıyor. Avukatların yürüttüğü veri işleme faaliyetlerinin hukuki dayanakları da rehberde yer alıyor. Kişisel verilerin işlenme şartları ile yurt içi ve yurt dışına aktarılması ayrı başlıklarda düzenleniyor. 

    Rehber, üretken yapay zekâ araçlarının kullanımını, genel ilkeleri, veri sorumlusunun yükümlülüklerini ve veri güvenliğini ayrıntılı olarak ele alıyor. Metinde avukatların hangi durumlarda aydınlatma yapması ve hangi durumlarda açık rıza alması gerektiği açıklanıyor. Veri güvenliği için alınması gereken idari ve teknik tedbirlere de yer veriliyor. Rehberde ayrıca Kanunun uygulanmasında karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri ile iyi uygulama örnekleri bulunuyor. Rehber, avukatların mesleki faaliyetleri sırasında işledikleri kişisel verilere ilişkin 6698 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülükleri kapsıyor.

    Kaynak: Kişisel Verileri Koruma Kurumu

    FATF Türkiye Raporu Yayımlandı

    Mali Eylem Görev Gücü’nün (FATF) Türkiye’ye ilişkin 5. Tur Karşılıklı Değerlendirme Raporu 23 Eylül 2026 tarihinde yayımlandı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı rapora ilişkin bir basın duyurusu yaptı.

    Raporda suç gelirlerinin aklanması, bağlantılı öncül suçlar, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadele değerlendirildi. İncelemenin kapsamını mevzuat altyapısı, kurumsal kapasite ve uygulamalar oluşturuyor. Teknik uyum (mevzuat uyumu) değerlendirmesinde Türkiye, FATF’nin 40 tavsiyesinin 38’ine uyumlu bulundu.

    Duyuruya göre FATF, bu alanlarda Türkiye’nin stratejik eksikliği bulunmadığını ve buna bağlı olarak gri liste riski olmadığını tescil etti.

    Raporda tespit edilen konulara yönelik çalışmalar iki strateji belgesi çerçevesinde sürdürülecek. Bu belgeler “Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2026-2030)” ile “Türkiye’de Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanı ile Mücadelede Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi (2025-2029)” şeklinde açıklandı.

    Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı – MASAK Başkanlığı

    Pay Geri Alımlarında Üst Sınır Askıya Alındı

    Sermaye Piyasası Kurulu’nun 22 Eylül 2026 tarihli ve 2026/63 sayılı Bülteni’nde, pay geri alımlarına ilişkin yeni bir ilke kararı yayımlanmıştır. Kurul Karar Organı’nın 22.09.2026 tarihli ve 60/1711 sayılı toplantısında alınan karar, halka açık ortaklıkların pay geri alım işlemlerini kapsamaktadır.

    II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği’nin 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca geri alınan payların toplam bedeli, son yıllık finansal tablolarda yer alan ve kâr dağıtımına konu edilebilecek kaynakların toplamını aşamaz. Yeni kararla bu üst sınırın, 19.03.2025 tarihli ve 16/531 sayılı i-SPK.22.9 sayılı İlke Kararı kapsamında gerçekleştirilecek pay geri alımlarında uygulanmamasına hükmedilmiştir. Söz konusu geri alımlar, bu nedenle Tebliğ’de öngörülen tutar sınırına tabi olmaksızın yapılabilecektir. Karar, ikinci bir duyuruya kadar yürürlükte kalacaktır.

    Kaynak: Sermaye Piyasası Kurulu

    Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği Yayımlandı

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik, çevresel açıdan sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Sürdürülebilir yatırımlara finansman akışının teşvik edilmesi ve “yeşile boyama” uygulamalarının önlenmesi de yönetmeliğin kapsamındadır.

    Yönetmelikte altı çevresel hedef belirlenmiştir. Bunlar; sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitlilik ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonudur.

    Bir faaliyetin taksonomiye uyumlu sayılması için üç koşul birlikte aranmaktadır: En az bir hedefe önemli katkı sağlaması, diğer hedeflerin hiçbirine önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma önlemlerine uyması. Teknik Tarama Kriterleri, 16 sektör ve 137 ekonomik faaliyeti kapsamaktadır. Raporlama yükümlülüğü bulunan finansal kuruluşlar, 1 Ocak 2029’a kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda değildir. Bildirim, bilgi ve belge verme yükümlülüğüne aykırılık hâlinde İklim Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanacaktır.

    Kaynak: Resmî Gazete, 24.09.2026, Sayı: 33380


    GLOBAL RADAR

    CNIL’den Silme Hakkı İhlaline Ceza

    Fransız Veri Koruma Kurumu (CNIL), 21 Temmuz 2026 tarihli ve SAN-2026-010 sayılı kararıyla bilişim ve mühendislik danışmanlığı şirketi EXTIA’ya 300.000 Euro idari para cezası vermiştir. Karar, 9 Eylül 2026’da kamuoyuyla paylaşılmıştır. Cezanın gerekçesi, başta silme hakkı olmak üzere ilgili kişi haklarına ilişkin ihlallerdir.

    İnceleme, 2024 yılında eski çalışanlar ve adaylardan gelen şikâyetler üzerine başlatılmıştır. Şikâyetler, GDPR’ın 17. maddesinde düzenlenen silme hakkının kullanılmasında karşılaşılan güçlüklere ilişkindir. Denetim, Avrupa Veri Koruma Kurulu’nun 2025 yılında başlattığı “silme hakkı” konulu koordineli eylem çerçevesinde de yürütülmüştür.

    Denetimde şirketin 2024 yılında 265 silme talebi aldığı tespit edilmiştir. Bu taleplerin 12’si hiç işleme alınmamış, 166 başvurucu talebin sonucu hakkında bilgilendirilmemiş, 27 başvurucu ise geç bilgilendirilmiştir.

    Karar, GDPR’ın şeffaflığa ilişkin 12. maddesi ile silme hakkına ilişkin 17. maddesine dayanmaktadır.

    Kaynak: Commission Nationale de l’Informatique et des Libertés (CNIL)

    EDPB’den İdari Para Cezalarına İlişkin Rehber

    Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), 21 Eylül 2026’da duyurulan genel kurul toplantısında 04/2026 sayılı rehberi kabul etmiştir. Rehber, GDPR kapsamında idari para cezası verme yetkisinin diğer düzeltici yetkilerle ilişkisini düzenlemektedir.

    Rehber, veri koruma otoritelerinin ceza verip vermeyeceğine karar verirken izleyeceği beş aşamalı bir yöntem öngörmektedir. Otorite önce ihlalin GDPR’da veya ulusal hukukta cezaya dayanak bulup bulmadığını, ardından soruşturulan tarafın sorumlu tutulup tutulamayacağını inceleyecektir. Sonraki aşamalarda ihlalin kasıt veya ihmalle işlenip işlenmediği ile ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar değerlendirilecektir. Son aşamada cezanın etkili, orantılı ve caydırıcı olup olmayacağına bakılacaktır. Küçük ihlallerde kural olarak ceza yerine kınama verilebilecek; diğer ihlallerde ise ceza verilmesi yönünde güçlü bir karine bulunmaktadır.

    Kaynak: Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB)


    LEGALTECH SAHNESİ

    AB’den Çocuklar İçin Çevrimiçi Koruma Tüzüğü Önerisi

    Avrupa Komisyonu, reşit olmayanların çevrimiçi korunmasına ilişkin tüzük önerisi olan KIDS Act’e dair açıklamalarını yayımlamıştır. Sayfanın son güncelleme tarihi 17 Eylül 2026’dır. Öneri, AB genelinde ortak yaş kuralları getirmekte ve çocukların en çok kullandığı hizmetler için “tasarım yoluyla güvenlik” yükümlülükleri öngörmektedir.

    Öneriye göre 13 yaş altındakiler sosyal medya hesabı açamayacaktır. 13-15 yaş arasında hesaplar veli tarafından açılabilecek; ebeveyn araçları sürekli etkin olacak ve günlük kullanım en fazla bir saatle sınırlanacaktır. 15 yaşından itibaren bağımsız hesap açılabilecektir. Beyana dayalı yaş yeterli sayılmayacaktır. Yaş doğrulaması, kullanıcının kimliğini tespit etmeyen “sıfır bilgi ispatı” teknolojisiyle yapılacaktır.

    Sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve günlük “seri” mekanizmaları gibi aşırı kullanımı teşvik eden tasarımların küçükler için yasaklanması öngörülmektedir. Yapay zekâ sohbet robotlarının duygusal bağımlılık yaratacak biçimde insan ilişkisini taklit etmesi de yasaklar arasındadır. Denetim, Dijital Hizmetler Yasası ve Yapay Zekâ Yasası kapsamındaki yapılar üzerine kurulacaktır. Çok büyük çevrimiçi platformlar, bağımsız denetçilerce doğrulanan bir uyum planı sunmakla yükümlü tutulmuştur. Bu plan, çocuklarla temas öncesinde sunulacaktır. İdari para cezaları küresel yıllık cironun %6’sına kadar ulaşabilecektir.

    Kaynak: Avrupa Komisyonu

    ABD’de Yapay Zekâ Destekli Dilekçelere Beyan Zorunluluğu

    ABD 10. Daire Federal İstinaf Mahkemesi, 18 Eylül 2026’da yeni bir kural taslağı yayımlamıştır. Taslak, üretken yapay zekâ ile hazırlanan dilekçelerin mahkemeye sunulmadan önce bir insan tarafından incelendiğinin beyan edilmesini öngörmektedir. Yükümlülük hem avukatları hem de kendisini temsil eden tarafları kapsamaktadır. Mahkeme; Colorado, Kansas, New Mexico, Oklahoma, Utah ve Wyoming eyaletlerinden gelen federal istinaf başvurularına bakmaktadır.

    Taslağa göre üretken yapay zekâdan yararlanan kişi, atıf yapılan kaynakları bağımsız olarak doğrulamakla yükümlüdür. Alıntıları ve atıfları kontrol edecek, hukuki analizi gözden geçirecek ve mahkeme kuralları ile mesleki yükümlülüklere uygunluğu teyit edecektir.

    Kurala aykırılığın yaptırımları arasında para cezası, disiplin işlemi ve istinaf başvurusunun reddi yer almaktadır. Mahkeme ayrıca ilgili hususu ileri sürülmemiş sayabilecek veya dilekçeyi dosyadan çıkarabilecektir. Görüşler 18 Ekim 2026’ya kadar sunulabilecektir. Nihai kuralın 1 Aralık 2026’ya kadar yayımlanması, kabul edilmesi hâlinde ise 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi planlanmaktadır.

    Kaynak: Reuters


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi

    Av. Kadir BOZDAĞ

     “… Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması temel anlamda, tüzel kişinin borçlarından dolayı tüzel kişiliği kötü araç olarak kullanılmasını engelleyen bir teoridir. Neticede söz konusu teoriyi açıkça düzenleyen bir kanun maddesi yoktur. Bu sebeple doktrin ve Yargıtay kararlarında 20. yy. başlarında kendisine yer bulmuş ve uygulamada ortaya çıkmaya başlamıştır. Teoriye bu ismin verilmesinin sebebi, tüzel kişinin borçlarından dolayı “tüzel kişilik” perdesinin arkasına kötüniyetli olarak saklamasından kaynaklıdır…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #20

    Apilex Bülten #20

    14 Eylül – 20 Eylül tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    Veraset ve İntikal Vergisi Broşürü Güncellendi

    Gelir İdaresi Başkanlığı, “Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri Rehberi” ile “Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı Broşürü”nü güncelleyerek yayımladı. Metinler; verginin konusu ve vergiyi doğuran olay, muafiyet ve istisnalar, beyannamenin verilme şekli ve zamanı, beyannameye eklenecek belgeler, matrahın tespitinde indirilebilecek borç ve giderler ile vergi oranı, ödeme yeri ve zamanını örneklerle açıklıyor. 

    Güncelleme, 2026 vergi tarifesini ve istisna tutarlarını esas alıyor. Veraset yoluyla intikallerde füru ve eşin her birine isabet eden paylarda istisna 2.907.136 TL; füru bulunmaması hâlinde eşe isabet eden payda 5.817.845 TL uygulanıyor. İvazsız intikaller ile şans oyunu ve çekiliş ikramiyelerinde istisna 66.935 TL’dir. 

    Beyanname; ölüm ve mükellef Türkiye’de ise ölümü izleyen dört ayda, mükellef yurt dışında ise altı ayda verilir. Veraset yoluyla intikalde tutar istisna altında kalsa dahi beyanname zorunludur; ivazsız intikalde istisna altındaki tutarlar beyan edilmez. Ana, baba, eş ve çocuklardan yapılan ivazsız intikallerde tarifedeki oranların yarısı uygulanır; beyanname Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda da verilebilir. 

    Broşür, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu ve yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

    Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Duyuru — 16.09.2026

    Kira Tespitinde İnternet İlanına Dayalı Bilirkişi Raporu

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, özel okul olarak kullanılan bir taşınmazın kira bedeli tespitine ilişkin uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunu yetersiz bularak kararı bozdu. Uyuşmazlık, hak ve nesafet dönemine giren kira bedelinin belirlenmesine ilişkindi.

    Daire, raporun kira bedelini internet ilanlarının ortalaması üzerinden belirlediğini, ilana konu taşınmazların yerinde görülmediğini ve kiracının itirazlarının karşılanmadığını tespit etti. İlan ortalamasına dayalı bu yöntem, hükme elverişli emsal kabul edilmedi.

    Daire, 1964 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; onaylı emsal kira sözleşmelerinin dosyaya alınmasını, inşaat, mimar ve mülk bilirkişilerinden oluşan üç kişilik kurulca kiralananın ve emsallerin yerinde incelenmesini ve hâkimin bu verilere göre bedel takdir etmesini aradı. Karar, TBK m.344 ve anılan İçtihadı Birleştirme Kararına dayanmaktadır.

    Kaynak: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2026/1265, K.2026/3231

    Hâkim ve Savcı Atamalarında Hizmet Puanı Esaslı Sistem

    Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), hâkim ve Cumhuriyet savcılarının yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarında hizmet puanı ve puan sıralamasını temel ölçüt kabul eden bir karar aldı. Karar, HSK Başkanı ve Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından 16 Eylül 2026’da kamuoyuna duyuruldu.

    Açıklamaya göre yeni sistemde terfi ve teftiş sonuçları ile liyakat ve mesleğe uygunluk göstergeleri puanlamaya yansıtılacak, doğu-batı bölge ayrımı kaldırılacak ve nesnel, ölçülebilir kriterler esas alınacaktır. Uygulamanın 2027 Yılı Ana Kararnamesi ile başlaması öngörülüyor; düzenlemenin liyakat ve öngörülebilirliği güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi.

    Hâlihazırda atama ve nakil işlemlerinde adalet teşkilatının bulunduğu yerler beş bölgeye ayrılmakta; derecelendirmede coğrafi konumun yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel imkânlar ile mahrumiyet koşulları dikkate alınmaktadır. Kararın ayrıntılı metninin HSK tarafından yayımlanması beklenmektedir.

    Karar; atama, nakil ve yükselme işlemlerinde yetkili olan HSK tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 6087 sayılı HSK Kanunu çerçevesinde alınmıştır.

    Kaynak: HSK Başkanı / Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklaması, 16.09.2026 (resmî metin HSK’da yayımlanacak)


    GLOBAL RADAR

    WatchGuard 2026 Raporu: “Gölge Yapay Zekâ” Riski

    WatchGuard Technologies’in 2026 Siber Güvenlik Hijyeni Raporu, çalışanların kurum onayı olmadan yapay zekâ araçlarını kullanmasından doğan “gölge yapay zekâ” (shadow AI) olgusunu ele alıyor. Rapor; ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, Avustralya, Meksika ve Brezilya’da 50-500 çalışanlı kuruluşlarda görevli 684 çalışanla Nisan 2026’da yapılan, katılımcı beyanına dayalı bir ankete dayanıyor. 

    Bulgulara göre çalışanların %64’ü iş için yetkisiz yapay zekâ araçları kullandığını, %76’sı parolalarını birden çok hesapta tekrar kullandığını, %70’i halka açık Wi-Fi’ye bağlandığını ve %50’si kurumsal kaynaklara VPN korumasız eriştiğini bildiriyor. Rapor bu alışkanlıkların kimlik bilgisi hırsızlığı, veri ele geçirilmesi ve yetkisiz erişim riskini artırdığını; güvenlik ekiplerinin veri görünürlüğünü zayıflattığını ve çoğu kuruluşun yapay zekâ kullanımına ilişkin biçimsel bir yönetişim çerçevesinden yoksun olduğunu tespit ediyor. 

    Raporun önerileri arasında parola yöneticisi ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın zorunlu kılınması, yetkisiz uygulamaların tespiti, yapay zekâ kabul edilebilir kullanım politikaları oluşturulması, ofis dışında VPN ve sıfır güven (zero trust) yaklaşımlarının genişletilmesi ve sürekli güvenlik eğitimi yer alıyor. 

    Kaynak: WatchGuard Technologies, “2026 Cybersecurity Hygiene Report” 

    AB Gümrük Kodu Reformu

    Avrupa Parlamentosu, 16 Eylül 2026’da Birlik Gümrük Kodu’nu (Union Customs Code) yenileyen reformu onayladı. Konsey daha önce metni kabul ettiğinden, bu onay yasama sürecinin son aşamasını oluşturuyor; düzenleme imzalanıp AB Resmî Gazetesi’nde yayımlanacak, ertesi gün yürürlüğe girecek ve üye devletlerce 12 ay sonra tam olarak uygulanacaktır.

    Reform, AB dışından doğrudan tüketicilere satış yapan e-ticaret platformlarını ve mesafeli satıcıları hukuken “ithalatçı” kabul ediyor; gümrük verilerini sağlama, gümrük vergilerini ödeme veya garanti etme ve ürünlerin AB kurallarına uygunluğunu sağlama yükümlülüğü tüketiciden platforma geçiyor. Bu aktörlerin AB’de yerleşik olması ya da AB’de yetkilendirilmiş bir temsilcisinin bulunması gerekiyor.

    Kuralları sistematik biçimde ihlal edenlere, önceki 12 ayda AB’ye ithal ettikleri malların değerinin %1’i ile %6’sı arasında para cezası ve en ağır hâllerde platform faaliyetinin askıya alınması uygulanabilecek. Reform ayrıca 111’den fazla ulusal sistemin yerini alacak tek bir AB Gümrük Veri Merkezi ile Lille’de kurulacak bir AB Gümrük Otoritesi oluşturuyor; şeffaflık ölçütlerini karşılayan “güvenilir” işletmeler basitleştirilmiş işlemlerden yararlanacak. Reform, 952/2013 sayılı Tüzüğü yürürlükten kaldırarak yeni Birlik Gümrük Kodu’nu getiriyor.

    Kaynak: Avrupa Komisyonu — EU Customs Reform; AP genel kurulu, 16.09.2026


    LEGALTECH SAHNESİ

    İtalya’da Yapay Zekâ İçin Ceza ve Sorumluluk Düzenlemesi

    İtalya’da 9 Eylül 2026 tarih ve 160 sayılı yasama kararnamesi (decreto legislativo), 15 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de (n. 214) yayımlandı ve 30 Eylül 2026’da yürürlüğe giriyor. Düzenleme, 23 Eylül 2025 tarihli 132 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarıldı ve ulusal hukuku AB Yapay Zekâ Tüzüğü’ne (2024/1689) uyarlıyor. Metin 22 madde ve üç bölümden oluşuyor.

    Kararname, emniyet güçlerinin yapay zekâ kullanımını düzenliyor: gerçek zamanlı biyometrik kimlik tespiti yalnızca öngörülen hâllerde ve yargı iznine bağlı olarak yapılabilecek; kitlesel ve hedefsiz internet taramasıyla biyometrik veri tabanı oluşturulması yasaklanıyor. Kullanımlarda temel haklara, orantılılık ve ayrımcılık yasağına uyulması, insan gözetimi ve şeffaflığın korunması aranıyor.

    Ceza hukuku alanında İtalyan Ceza Kanunu’na 437-bis maddesi ekleniyor; yüksek riskli yapay zekâ sistemlerinde güvenlik tedbirlerinin alınmaması ve sistemin hukuka aykırı şekilde değiştirilmesi cezalandırılıyor. Tüzel kişilerin 231/2001 sayılı Kararname kapsamındaki sorumluluğu genişletiliyor. Hukuki sorumlulukta ise ihlal ile zarar arasındaki nedensellik karinesi, teknik belgelere erişim ve sigortacıya doğrudan dava imkânı getiriliyor. Kararname, 132/2025 sayılı Kanun’a ve AB Yapay Zekâ Tüzüğü’ne dayanmaktadır.

    Kaynak: Gazzetta Ufficiale, Serie Generale n. 214 (15.09.2026) — D.Lgs. 160/2026


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    Tahkim Anlaşmasının Geçerliliği

    Av. Doğukan YÜKSEL

     “… Tahkim, devlet yargısına alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Günümüzde tahkimin yaygınlaşmasının temel sebepleri; uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesi, maliyetin azaltılması ve teknik alanlarda uzman kişiler tarafından karar verilmesidir. Taraflar, tahkime elverişli konularda, uyuşmazlığın çözümünü serbest iradeleriyle hakemlere bırakabilirler. Tahkim yargılamasında uygulanacak hukuk, hakemlerin seçimi, delillerin değerlendirilmesi ve usul kuralları büyük ölçüde taraflarca belirlenebilir. Ancak tahkim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bazı şartların bulunması gerekir…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #19

    Apilex Bülten #19

    7 Eylül – 13 Eylül tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    Fiili Dolaşımdaki Pay Tanımını Yeniledi

    Sermaye Piyasası Kurulu, 8 Eylül 2026 tarihli 2026/57 sayılı Bülteni’nde yayımlanan iki ilke kararıyla, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerde pay ve oy hakkı bildirimlerinin kapsamını ve “fiili dolaşımdaki pay” kavramının hesaplanma yöntemini yeniden düzenledi. Karar 11 Eylül 2026 gün sonundan itibaren uygulanacak.

    Özel Durumlar Tebliği’ne (II-15.1) ilişkin ilke kararına göre, bir ihraççının sermayesindeki pay veya oy haklarının belirli oranlara ulaşması ya da altına inmesi hâlinde yapılacak bildirimlerde alt sınır yüzde 5’ten yüzde 3’e indirildi. Doğrudan yüzde 3 ve üzeri paya sahip kişiler ile serbest fonlar dâhil dolaylı yoldan yüzde 10 ve üzeri paya sahip kişileri gösteren tablolar Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından güncellenecek. MKK’nin açıkladığı dolaylı pay sahipliği verileri, pay alım teklifi yükümlülüğü gibi düzenlemelerde doğrudan esas alınmayacak.

    İkinci ilke kararıyla fiili dolaşımdaki pay, halka açıklık oranını gösteren kavram olarak tanımlandı; oran, MKK’nin izleyebildiği paylar üzerinden hesaplanan fiili dolaşım adedinin izlenebilen toplam pay adedine bölünmesiyle bulunacak. Kamu tüzel kişiliğine, kurucu ortaklara ve yüzde 10 ve üzeri paya sahip ortaklara ait paylar ile yönetici payları hesap dışında tutulacak.

    Düzenlemeyle SPK’nın 2010, 2011, 2014 ve 2026 tarihli beş önceki kararı yürürlükten kaldırıldı.

    Kaynak: Sermaye Piyasası Kurulu (2026/57 sayılı Bülten)

    Uzaktan Kimlik Tespitinde Yabancılara NFC’li Pasaport İmkânı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca hazırlanan yönetmelik ve tebliğ değişikliği, 4 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeler, ödeme ve elektronik para kuruluşlarında biyometrik doğrulama, kimlik belgesi kontrolü ve Türk vatandaşı olmayan kişilerin uzaktan kimlik tespitine ilişkin hükümler içeriyor.

    Ödeme Hizmetleri Yönetmeliği’nin 41. maddesine, uzaktan iletişim aracıyla müşterinin biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle doğrulanmasına ilişkin ibare eklendi. İlgili Tebliğ’e “kimlik belgesi” tanımı (Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı) getirildi ve uzaktan kimlik tespitinde biyometrik verilerin doğrulanması mevzuata dahil edildi.

    Kimlik belgesinin NFC ile doğrulanmasındaki belge ve güvenlik kontrolleri; güvenlik ögeleri, fotoğraf, imza ile orijinallik, bütünlük ve tahrifat kontrolü bakımından ayrıntılı şekilde ele alındı. NFC ile doğrulamanın yapılamaması hâlinde uygulanacak alternatif yöntemlerde MASAK Tebliği’nde uygun görülen tür ve sayıda güvenlik unsuru aranacak. Türk vatandaşı olmayan gerçek kişilerin kimlik tespiti, MASAK esasları çerçevesinde, ICAO 9303 standardına uygun ve NFC özellikli pasaportla uzaktan yapılabilecek. 

    Kaynak: 4 Eylül 2026 tarihli ve 33360 sayılı Resmî Gazete (TCMB)

    Orta Vadeli Program’da KVKK’nın GDPR ile Uyumu

    Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP), 6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Programda, 6698 sayılı KVKK’nın Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile uyumlaştırma sürecinin 2027’nin üçüncü çeyreğinde tamamlanmasının öngörüldüğü belirtildi.

    OVP’de teknoloji, veri ve dijital dönüşüm alanında düzenleme hedeflerine de yer verildi. Yapay zekâ alanında AB ile uyum gözetilerek ulusal mevzuat altyapısının geliştirileceği ve takvimin 2027’nin ilk çeyreği olarak öngörüldüğü ifade edildi. Veri sahipliği, veri paylaşım sorumlulukları ve teknik yöntemleri kapsayan ulusal politika çerçevesi ile veri yönetişimi çatı mevzuatının oluşturulacağı kaydedildi.

    Kamu kurumlarındaki verilerin yapay zekâ uygulamalarına uygun standartlara getirilmesine ilişkin sürecin 2027’nin ikinci çeyreğinde, dijital devlet kurumsal mimarisine yönelik mevzuat altyapısının ise ilk çeyrekte hazırlanması hedeflendi.

    Programda ayrıca, dijital Türk lirasının kullanıma sunulmasına yönelik altyapı çalışmalarının 2027’nin üçüncü çeyreğinde tamamlanması ve ödeme ile elektronik para kuruluşlarının siber güvenlik dayanıklılığını artıracak düzenlemeler yapılması öngörüldü.

    Kaynak: T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı — Orta Vadeli Program (2027-2029)

    Turizm İşletmelerine Sigortalı Başına Destek

    Turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesislerine, 1 Mayıs–31 Aralık 2026 dönemi için sigortalı başına 3.500 TL turizm ücret desteği verilecek. Desteğin dayanağı, 24 Temmuz 2026’da TBMM’de kabul edilen 7590 sayılı Kanun’un 11. maddesi olup usul ve esaslar 2026/21 sayılı SGK Genelgesi ile açıklandı.

    Destek tutarı, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 TL ile çarpımıyla hesaplanacak ve İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanarak takip eden aylara ait prim borçlarına mahsup edilecek.

    Yararlanma şartları arasında işyerinin özel sektöre ait ve faaliyette olması, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal sürede verilmesi, primlerin süresinde ödenmesi, yapılandırılmış borçlar hariç ödeme süresi geçmiş borç bulunmaması ve kayıt dışı veya sahte sigortalı çalıştırılmaması yer alıyor. Başvuru gerekmeksizin destekten yararlanılacak; işyeri listeleri Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca her ay SGK’ya bildirilecek.

    Sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu ve yurt dışında çalışan sigortalılar destek dışında tutuldu. Yersiz yararlanılan tutarlar gecikme cezası ve zammıyla geri alınacak.

    Kaynak: TÜRMOB (2026/21 sayılı SGK Genelgesi)


    GLOBAL RADAR

    Çin’den Yapay Zeka Sorumluluğuna İlişkin İlk Düzenleme

    Çin Yüksek Halk Mahkemesi, yapay zeka kaynaklı uyuşmazlıklarda alt derece mahkemelerine yol gösteren ilk kapsamlı görüş belgesini 7 Eylül 2026’da yayımladı. Belge, deepfake ve ses klonlamadan algoritmik fiyat ayrımcılığına ve yapay zekânın ürettiği yanlış bilgiye kadar uzanan bir dizi güncel sorunda hukuki sorumluluğun sınırlarını çiziyor.

    Mahkemeye göre belirleyici ölçüt rızadır: bir kişinin yüzü ya da sesi, izni olmadan tanınabilir biçimde yeniden üretildiğinde kişilik hakkı ihlali doğar. Bu tür içeriğin asılsız iddialar yaymak veya itibar zedelemek için kullanılması sorumluluğu ağırlaştırıyor. Belge, aynı ürün ya da hizmette makul bir gerekçe olmadan algoritma yoluyla farklı fiyat uygulayan işletmeleri de tüketici zararından sorumlu tutuyor.

    Sorumluluk hizmet sağlayıcıyla sınırlı değil. İhlal içeren içerik kendisine bildirildiği hâlde harekete geçmeyen sağlayıcılar kadar, sistemi kasıtlı yönlendirerek ihlal ürettiren kullanıcılar da sorumlu tutulabiliyor.

    Kaynak: State Council Information Office / Xinhua

    “Dinleyen Yapay Zeka”ya FTC Cezası

    ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), akıllı cihazların yakaladığı konuşmalara dayanarak yerel hedefli reklam sunabildiği öne sürülen “Active Listening” adlı yapay zekâ hizmetine ilişkin yanıltıcı beyanlar nedeniyle Cox Media Group (CMG) ile iki pazarlama şirketinden toplam 930.000 dolar ödenmesini öngören uzlaşmalar açıkladı.

    Üç ayrı şikâyete göre şirketler, özel bir algoritmayla akıllı cihazlardaki konuşmaları gerçek zamanlı dinleyip reklam hedeflediklerini ve tüketicilerin bu hizmete onay verdiğini iddia etti. FTC, hizmetin gerçekte ses verisine dayanmadığını; bunun yerine veri simsarlarından alınan e-posta listelerinin yüksek kârla yeniden satışından ibaret olduğunu belirledi.

    Komisyon, uygulama mağazası koşullarının tıklanmasının, ev içi ses verisinin kullanımı için geçerli bir açık rıza sayılamayacağını vurguladı. Uzlaşma kapsamında CMG 880.000, diğer iki şirket ayrı ayrı 25.000 dolar ödeyecek ve hizmet özelliklerine ilişkin yanıltıcı beyanları yasaklanacak.

    Kaynak: Federal Trade Commission


    LEGALTECH SAHNESİ

     Sağlık Verilerinde GDPR ile Yapay Zekâ Yasası’nın Çifte Uyum Yükü

    AB’de Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile Yapay Zeka Yasası’nın eş zamanlı yürürlükte olması, yapay zekâ destekli tıbbi danışmanlık hizmetleri sunan sağlık kuruluşları ve teknoloji şirketleri için çifte bir uyum yükü doğuruyor.

    İki rejim farklı mantığa dayanıyor. GDPR, kişisel verinin işlenmesini düzenliyor ve sağlık verisini katı korumaya tabi “özel nitelikli kişisel veri” olarak sınıflandırıyor (m. 9). Yapay Zeka Yasası ise sistemin kendisini hedef alıyor; bir sağlık yapay zekası yüksek riskli sayıldığında algoritmik şeffaflık, insan gözetimi ve ayrımcılık yapmama yükümlülükleri devreye giriyor.

    Pratik güçlükler, hastaların haklarını kullanmasıyla ortaya çıkıyor. GDPR’nin 15. maddesi uyarınca hasta, erişim hakkına ve otomatik kararın arkasındaki mantığı öğrenme hakkına sahip. Geleneksel tanıda hekimin muhakemesi belirtilere, test sonuçlarına ve klinik kılavuzlara dayandığından açıklanabilir kalırken; parametreleri sürekli güncellenen, öğrenen bir sistemde bu izlenebilirliğin sağlanması güçleşiyor.

    Bu çerçeve, otomatik tıbbi kararların GDPR’nin veri koruma rejimi ile Yapay Zeka Yasası’nın ürün güvenliği rejimine aynı anda tabi olması sonucunu doğuruyor.

    Kaynak: IAPP


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    6306 Sayılı Kanun Kapsamında Riskli Yapılarda Toplantı Usulü ve Karar Yeter Sayıları

    Av. Zeynep GÖKÇE

     “… Kentsel dönüşümde en kritik konulardan biri, maliklerin toplantı ve karar alma usul ve esaslarıdır. Riskli yapı tespitinden önce maliklerin irade açıklamaları 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na (KMK) tabi iken, riskli yapı tespitinden sonra 6306 sayılı Kanun devreye girerek KMK’daki toplantı ve karar yeter sayısı hükümlerini bertaraf eden özel bir usul yaratır. Bu özel usul, yıkım, yeniden yapım, uygulama şeklinin belirlenmesi ve müteahhit seçimi gibi kritik kararlarda salt çoğunluk esasını getirerek dönüşüm sürecinin hızlandırılmasını amaçlar…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #18

    Apilex Bülten #18

    31 Ağustos – 6 Eylül tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    TBB’den Avukatlar İçin Yapay Zeka Kullanım Rehberi

    Türkiye Barolar Birliği, “Avukatlar İçin Yapay Zeka Kullanımı Tavsiye Rehberi”ni yayımladı. Rehber, TBB Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu tarafından hazırlandı ve mesleki sırların korunması, kişisel verilerin güvenliği, insan denetimi, hukuki doğrulama ve avukatın nihai sorumluluğu başlıklarında temel ilke ve uygulama ölçütlerini ortaya koyuyor. Rehber, yapay zeka kullanımını yasaklamayan; avukatların bu teknolojilerden güvenli ve mesleki yükümlülüklerine uygun biçimde yararlanmalarına katkı sunmayı amaçlayan bir çalışma olarak tanımlanıyor. Önsözde, avukatın yapay zekadan yararlanabileceği; ancak mesleki sırrı, kişisel verileri, müvekkilin menfaatini, nihai hukuki muhakemeyi ve mesleki sorumluluğu hiçbir aşamada yapay zekaya veya üçüncü kişilere devredemeyeceği belirtiliyor. 

    Rehberde ayrıca avukatların kullanım öncesi başvurabilecekleri hızlı karar kontrolü, büro içi politikalar ve müvekkil sözleşmeleri için örnek hükümler ile yapay zeka hizmet sağlayıcılarının değerlendirilmesine yönelik kontrol soruları yer alıyor. Çalışma, TBB’nin “Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı” sürecinin çıktısı olarak, çalıştay sonuç raporuyla birlikte kamuoyuyla paylaşıldı. 

    Rehber, avukatlığın bağımsızlık, sır saklama yükümlülüğü ve müvekkil menfaatinin korunması ilkeleri temelinde, yapay zeka kullanımına ilişkin mesleki sınırları belirlemeye yönelik tavsiye niteliğindedir.

    Kaynak: Türkiye Barolar Birliği

    “Alo Adalet 135” Hattı Pilot Uygulamada

    Adalet Bakanlığı, uzun süren dava ve soruşturma dosyalarına ilişkin başvuruların telefonla iletilmesini sağlayan “Alo Adalet 135” hizmetini 1 Eylül 2026 tarihinde pilot olarak devreye aldı. Uygulama ilk etapta Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde hizmet veriyor.

    Hattın kapsamı süre şartına bağlandı. İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinde beş yılı aşan dava dosyaları ile üç yılı aşan soruşturma dosyaları için başvuru yapılabiliyor. Başvurular, güvenli kimlik ve iletişim doğrulamasının ardından yapay zeka destekli sesli asistan veya uzman temsilciler aracılığıyla alınıyor.

    İşleyişte başvurular Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürosuna iletiliyor; gerekli hâllerde ilgili mahkeme veya Cumhuriyet Başsavcılığının değerlendirmesine sunuluyor. İnceleme, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun belirlediği kriterler doğrultusunda sonuçlandırılıyor. Dava dosyalarında bilgilendirme SMS yoluyla yapılırken, soruşturma dosyalarında gizlilik gereği yalnızca başvurunun alındığına dair bildirim yapılıyor.

    Duyuruda hattın dava açma, istinaf, temyiz, itiraz veya diğer kanuni başvuru sürelerini durdurduğuna ilişkin bir düzenleme yer almıyor. Hat, dosyayı otomatik karara bağlayan bir sistem değil, başvuru iletim kanalı olarak tanımlanıyor.

    Kaynak: T.C. Adalet Bakanlığı

    İzinsiz Ses Klonlamasında Görevli Mahkeme Asliye Hukuk

    Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, bir sanatçının sesinin yapay zeka ile klonlanarak ücret karşılığı kullanıcılara sunulduğu iddiasıyla açılan davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna karar verdi. 

    Davacı, ülke çapında tanınan bir oyuncu; kişisel verilerinin hukuka aykırı işlendiğini, sesinin ticari amaçla kullanıldığını ve kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek durdurma ile maddi-manevi tazminat talep etti. Dilekçe Anayasa m. 20/3, KVKK, TMK m. 23-25 ve TBK m. 58’e dayandırıldı. Dava, önce açıldığı Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi ile dosyanın gönderildiği Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin peş peşe görevsizlik kararı vermesiyle esasa girilemeden kanun yoluna taşındı.

    Daire, uyuşmazlığın kişilik hakkı ve kişisel verilerin korunmasına dayandığını, FSEK’in uygulanmasını gerektiren bir talep bulunmadığını değerlendirdi. Gerekçede, FSEK m. 84 korumasının sesin sahibi olmaktan değil tespit veya haklı çoğaltma sıfatından doğduğu, m. 86’nın ise sesi kapsamadığı belirtildi. İstinaf başvurusu HMK m. 353/1-b.1 uyarınca esastan reddedildi.

    Karar yalnızca görev yönünden kesinleşmiştir; ses klonlamanın hukuka aykırılığı, alenileştirme savunması ve tazminat şartları hakkında esasa ilişkin bir hüküm kurulmamış, bu değerlendirme asliye hukuk mahkemesine bırakılmıştır.

    Kaynak: UYAP Emsal Karar (Ankara BAM 20. HD, E. 2026/1078, K. 2026/1119)

    Memurun İçerik Üreticiliğinde Ticaret Yasağı

    Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, devlet memurlarının internet üzerinden içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlardan elde ettikleri gelirlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu karşısındaki durumuna ilişkin görüşünü YÖK’e bildirdi. Değerlendirme, YÖK’ün görüş talebi ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın cevabi yazısı esas alınarak hazırlandı.

    Değerlendirmenin dayanağı, 657 sayılı Kanun’un 28. maddesindeki “ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı”. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşünde, sosyal içerik üreticiliği ve mobil uygulama geliştirme gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergiden istisna edilse dahi, niteliği itibarıyla ticari kazanç sayıldığı belirtildi.

    Başkanlığın değerlendirmesinde, kazanç sağlama niyetinin tek başına belirleyici olmadığı; faaliyetin bütün unsurlarıyla ele alındığında kazanç sağlama potansiyeli taşımasının ticari faaliyet niteliği bakımından önem taşıdığı ifade edildi. Bu çerçevede Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, söz konusu faaliyetlerden elde edilen gelirin 657 sayılı Kanun’un 28. maddesindeki yasak kapsamında olduğu sonucuna vardı.

    Görüş, vergi mevzuatında memurlara özel bir istisna öngörülmediği sürece, dijital platformlardan düzenli gelir elde eden veya kazanç potansiyeli taşıyan memurlar açısından disiplin sorumluluğu bakımından bir hukuki risk alanına işaret ediyor.

    Kaynak: Karar


    GLOBAL RADAR

    Carl Sagan’ın Sesinin İzinsiz Kullanımı ve Luma AI Davası

    Carl Sagan’ın fikri haklarını yöneten Druyan-Sagan Associates, Luma AI aleyhine 25 Ağustos 2026’da California Merkez Bölge Federal Mahkemesinde dava açtı. Uyuşmazlığın odağı, model eğitimi değil; şirketin Ray 3.14 adlı ürünü için hazırladığı reklamda Sagan’ın sesinin izinsiz kullanılması oldu.

    Dava dilekçesine göre reklam, “Cosmos” dizisinden alınan ve Sagan’ın elmalı turta ile evrenin yaratılışına ilişkin bilinen sözünü içeren yaklaşık sekiz saniyelik bir klip üzerine kurulmuştur. Kampanyanın Facebook, Instagram ve X üzerinde yayımlandığı; Facebook paylaşımının dava tarihine kadar 2,7 milyon görüntülemeyi aştığı ileri sürülmektedir.

    Dilekçede üç talep yer alıyor: telif hakkı ihlali, yanıltıcı destek (false endorsement) ve teamül hukukuna dayalı haksız rekabet. Telif talebi, sesin kendisine değil, “Cosmos”tan alınan kayıt malzemesinin izinsiz kullanımına dayandırılmıştır. Yanıltıcı destek talebi ise Lanham Act 43(a) kapsamında, tüketicide Sagan’ın ürünü onayladığı izlenimini doğurması gerekçesine dayanmaktadır. Mirasçılar, davalıya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen paylaşımın kaldırılmadığını iddia ediyor

    Dava, bir kişinin sesi ile o sesi taşıyan telifli kaydın ayrı hukuki rejimlere tabi olabileceği; aynı reklamda her ikisinin birlikte kullanılmasının farklı taleplere zemin oluşturabileceği yönündeki tartışmayı örnekliyor.

    Kaynak: Bloomberg Law

    İkrarın İptali İçin Yolsuzlukla Somut Bağ Şartı

    Massachusetts Yüksek Mahkemesi, 1995 yılında iki kişinin öldürülmesi nedeniyle suçunu kabul eden sanığın, bu kabulü geri alma ve yeniden yargılanma talebini reddeden kararı onadı.

    Sanığın dayanağı, cinayetlerle aynı günlerde işlenen ve sonradan ağır kolluk yolsuzluğuyla malul olduğu ortaya çıkan bir başka cinayetin soruşturmasıydı. İki soruşturma bazı noktalarda kesişiyor, hatta kimi dedektifler her iki dosyada da görev alıyordu. Sanık, kendisine açıklanmayan lehe delilleri, sonradan ortaya çıkan yolsuzluk bulgularını ve ikrarının baskı altında alındığını ileri sürerek suç kabulünün geçersiz sayılmasını istedi.

    Mahkeme, suç kabulünün geri alınabilmesi için sanığın iki şeyi birlikte göstermesi gerektiğini belirtti: söz konusu bilgiyi bilseydi suçunu kabul etmeyeceğine dair makul bir olasılık ve teklifi reddetmenin bu koşullar altında akılcı olacağı. Gizli tutulan delillerin ya somut cinayetlerle bağı bulunmadığı ya da savunmanın zaten elindeki bilgiyi tekrarladığı; dolayısıyla kararı esaslı biçimde etkilemeyeceği sonucuna varıldı.

    İkrar yönünden ise mahkeme, bir dedektifin başka dosyalardaki yolsuzluğunun, o dosyadaki ikrarı kendiliğinden sakatlamayacağının altını çizdi. Belirleyici ölçüt, yolsuzluk ile sanığın kendi davası arasında somut bir bağın kurulmasıdır; soruşturmaların kesişmesi veya ortak tanık ve dedektiflerin bulunması bu bağı tek başına sağlamaz. Failin ancak kendisinin bilebileceği ayrıntıları içermesi de ikrarın güvenilirliğini destekledi.

    Kaynak: Massachusetts Supreme Judicial Court (SJC-13818)


    LEGALTECH SAHNESİ

    Kaliforniya’da Avukatların Yapay Zeka Kullanımına Düzenleme

    Kaliforniya yasama organı, avukatların ve hakemlerin üretken yapay zeka kullanımına yükümlülükler getiren Senato Tasarısı No. 574’ü kabul ederek valinin onayına gönderdi. Valinin imzası ile yasalaşması halinde, üretken yapay zekanın hukuk hizmetlerinde kullanımına ilişkin önemli mesleki yükümlülükler yürürlüğe girecek. Düzenleme, State Bar Act ile Medeni Usul Kanunu’nda değişiklik öngörüyor.

    Buna göre hukuk hizmetinin sunumu üretken yapay zekaya devredilemeyecek. Avukat, yapay zeka çıktılarının doğruluğunu kontrol etmek için makul adımlar atacak; özellikle dava ve mevzuat atıflarını doğrulayacak ve kullandığı materyaldeki yanlış veya halüsinasyon içeren çıktıları düzeltecek. Bizzat doğrulanmamış hiçbir hukuki atfa mahkemeye sunulan belgelerde yer verilemeyecek. Mahkemeye sunulan tüm belgelerde yapay zeka kullanımı mahkemeye açıklanacak; içerik kamuya sunulacaksa, açıklama gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilecek.

    Tasarı, gizli ve kamuya açık olmayan bilgilerin, erişimi yalnızca avukat ve gizlilik yükümlülüğü altındaki kişilerle sınırlı olmayan sistemlere girilmesini de yasaklıyor. Düzenleme, yapay zekanın ürettiği gerçek dışı atıfların mahkeme dosyalarına girmesiyle ortaya çıkan yaptırım kararlarına yanıt niteliğinde.

    Kaynak: California Legislative Information (Senato Tasarısı No. 574, Umberg)


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    Narkotik Suçlarında Adli Arama Kararı

    Av. Aysima KONYALI, LL.M.

     “… Koruma tedbirlerinin amacı, genel olarak delillerin toplanmasını sağlamak, toplanmasına kadarki evrede delillerin karartılmasını önlemek ve şüphelilerin kaçmasını engellemektir. Koruma tedbirlerinin iki temel özelliği; araç olmaları ve geçici olmalarıdır. Koruma tedbirleri özgürlüğe yönelen tedbirler olduğu için ancak zorunlu durumlarda başvurulmalıdır. 

    Koruma tedbiri uygulanması için gereken diğer şartlar ise; şüphe bulunmalı, kanuni bir dayanak veya düzenleme mevcut olmalı, tedbir kararının verilmesinde görünüşte haklılık olmalı, koruma tedbirlerinin verilmesiyle amaçlanan hedef ile koruma tedbiri arasında orantılılık olmalıdır…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #17

    Apilex Bülten #17

    24 – 30 Ağustos tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    Rekabet Kurulu: Yerinde incelemede KVKK itirazları

    Rekabet Kurulu, İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası’nda 04.02.2026’da yapılan yerinde incelemeye ilişkin başvuruyu karara bağladı (Dosya 2025-5-029). Başvuruda, veri ayrıştırması yapılmadan kişisel veri ve meslek sırrı niteliğindeki bilgilerin kopyalandığı ileri sürülerek verilerin iadesi ve Kurumda kopya kalmayacak şekilde silinmesi talep edildi.

    Kurul, bir verinin kişisel veri mi yoksa teşebbüs verisi mi olduğunun ancak inceleme sonucunda tespit edilebileceğini; 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinde, incelenecek elektronik ortamlar bakımından kişisel veri içerip içermemeye bağlı ayrı bir düzenleme bulunmadığını belirtti. Teşebbüsler arası yazışmaların gerçek kişilerce yapılması nedeniyle kişisel verilerin bu yazışmalarda yer alabileceği değerlendirildi.

    Silme talebi bakımından Kurul, KVKK m.28/2(c) uyarınca kanunla verilen denetleme yetkisi kapsamında Kurumun KVKK m.11’deki hakların uygulanmasından muaf olduğu sonucuna vardı. Hâkim kararı olmaksızın inceleme itirazında ise Anayasa Mahkemesi’nin 06.11.2025 tarihli kararına atıf yapıldı.

    Kaynak: Rekabet Kurumu

    TEVA Hakkında Patent Stratejileri Soruşturması

    Rekabet Kurulu, Teva İlaçları San. ve Tic. AŞ, Teva Pharmaceuticals Europe B.V. ve Teva Pharmaceutical Industries Ltd’den oluşan ekonomik bütünlük hakkında soruşturma başlattı. Kurul, 06.08.2026 tarih ve 26-28/804-M sayılı kararıyla önaraştırmayı sonuçlandırarak soruşturma aşamasına geçti.Soruşturmanın dayanağı, hâkim durumun kötüye kullanılmasını düzenleyen 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesidir. Kurul, TEVA’nın iki tür davranışını inceliyor: bölünmüş patent prosedürlerini stratejik amaçla kullanması ve rakip ürünlerin etkinliği ile güvenliği konusunda sağlık otoriteleri nezdinde yanıltıcı imaj yaratması. Her iki davranışın da jenerik rekabetini kısıtlayıcı sonuç doğurup doğurmadığı araştırılacak.

    Teknik boyutta inceleme, TEVA’nın temel molekül patentinin koruma süresi dolduktan sonra üretim usulü ve dozaj rejimine ilişkin yaptığı bölünmüş patent başvurularına ve bu patentlere bağlı geri çekme uygulamalarına odaklanıyor. Kurul, bu uygulamaların eşdeğer ilaçların pazara girişini engelleyici nitelik taşıyıp taşımadığını değerlendirecek. Soruşturma kararı, teşebbüsün Kanun’u ihlal ettiği anlamına gelmemektedir.

    Kaynak: Rekabet Kurumu

    Haksız Ticari Uygulamalara 32,7 Milyon TL Ceza

    Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, 13 Ağustos 2026 tarihli 372. toplantısında görüşülen 105 dosyadan 87’sini mevzuata aykırı bularak toplam 32.683.631 TL idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Kurul, bu kararla 2026’nın ilk sekiz ayında yaklaşık 26 bin başvuruyu değerlendirmiş, yıl genelindeki toplam cezayı 218.478.014 TL’ye ulaştırmış oldu.

    Toplantıda hukuki açıdan öne çıkan dosyalardan birinin, tüketici yorumlarının yayımlanmamasına ilişkin olduğu görüldü. Kurul, satın alınan bir ürüne dair yorumun somut gerekçe gösterilmeden şirket kurallarına aykırı sayılarak reddedilmesini haksız ticari uygulama olarak niteledi ve ilgili şirkete 2.167.412 TL ceza uyguladı. Kararın gerekçesinde, yorumun içeriği değiştirilmeden başka bir kategoride yayımlanması mümkünken sorumluluğun tüketiciye yüklenmesi esas alındı.

    Bir diğer dosyada, tek bir restoranın çevrim içi sipariş platformlarında çok sayıda farklı işletme adı ve sahte adres kullanması incelendi. Kurul, bu uygulamanın tüketicide bağımsız işletmeler algısı oluşturarak yanıltıcı nitelik taşıdığını değerlendirdi.

    Kararların dayanağı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ticari reklam ile haksız ticari uygulamalara ilişkin ikincil mevzuattır.

    Kaynak: Ticaret Bakanlığı


    GLOBAL RADAR

    Uzlaşma Lisansları Ve Patent Markalama Yükümlülüğü

    ABD Federal Temyiz Mahkemesi (Federal Circuit), 19 Ağustos 2026’da VDPP, LLC v. Volkswagen Group of America, Inc. (No. 2024-2226) kararını verdi. Mahkeme, patent sahibinin lisans verdiği ürünlerin markalanmasını düzenleyen 35 U.S.C. §287(a) yükümlülüğünün, patent lisansı içeren uzlaşma sözleşmeleri bakımından da geçerli olduğuna hükmetti.

    Uygulamayan bir kuruluş (NPE) olan VDPP, on bir uzlaşma lisansına sahipti ancak lisans alanların markalama yükümlülüğüne uyduğunu iddia edemedi. Patent, dava açıldığında süresi dolmuş durumdaydı; bu nedenle tek olası tazminat, dava öncesi geçmiş dönem zararıydı. Markalama koşulunun sağlanamaması, bu tazminatı da ortadan kaldırdı.

    Mahkeme, lisans alanların ihlali reddetmesinin sonucu değiştirmediğini belirterek, uzlaşma yoluyla verilen lisansın diğer lisanslardan farksız olduğunu vurguladı. Karar, dava dilekçesinin reddini ve 207.500 dolarlık vekalet ücreti kararını onadı.

    Kaynak: U.S. Court of Appeals for the Federal Circuit (Justia)

    WIPO’dan Moda Sektörüne Özel Fikri Mülkiyet Teşhis Aracı

    Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO), 21 Ağustos 2026’da moda sektörüne özel bir fikri mülkiyet öz değerlendirme aracını (WIPO IP Diagnostics for the Fashion Industry) kullanıma açtı. Araç, WIPO’nun mevcut IP Diagnostics aracının sektöre uyarlanmış bir sürümüdür ve moda alanında faaliyet gösteren işletmeler, tasarımcılar ve hizmet sağlayıcılar için tasarlanmıştır.

    Araç, kullanıcıyı yenilik ve yaratıcılık, markalama, yaratıcı hizmet sağlayıcılarla iş birliği ve büyüme gibi başlıkları kapsayan bir soru dizisi üzerinden yönlendiriyor. Verilen yanıtlara göre, işletmenin olası fikri mülkiyet varlıklarını, bunların iş değerine katkısını ve ilgili risk ile fırsatları özetleyen kişiselleştirilmiş bir rapor otomatik olarak oluşturuluyor.

    Moda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin çoğunluğu KOBİ niteliğindedir ve ürünler kısa sürede küresel pazarlara açılmaktadır. Araç, tasarım hakları, marka, telif ve ticari sır gibi koruma türlerinin erken aşamada belirlenmesine yönelik bir kaynak sunuyor.

    Kaynak: World Intellectual Property Organization

    Uber’e Avrupa’nın en yüksek ikinci GDPR cezası

    Hollanda Veri Koruma Otoritesi (AP), Uber’e 824,99 milyon avro idari para cezası verdi. 17 Ağustos 2026 tarihli, 21 Ağustos’ta duyurulan karar, GDPR kapsamında bugüne kadarki en yüksek ikinci ceza oldu; yalnızca İrlanda’nın 2023’te Meta’ya kestiği 1,2 milyar avroluk cezanın altında kaldı.

    AP’ye göre Uber, 2018-2022 döneminde sürücü hesaplarını otomatik sistemlerle askıya aldı: dolandırıcılık şüphesi taşıyan hesaplar geçici olarak, düşük müşteri puanına sahip bazı hesaplar ise kalıcı olarak devre dışı bırakıldı. Kararın dayanağı, GDPR’nin yalnızca otomatik yöntemlerle verilen ve kişi üzerinde önemli sonuç doğuran kararları düzenleyen 22. maddesidir.

    İnceleme, 171 Fransız sürücünün şikâyeti üzerine başladı. Uber’in Avrupa merkezi Hollanda’da bulunduğundan, AP tek durak mekanizması uyarınca yetkili otorite olarak kararı verdi. Uber ise cezayı orantısız bularak temyize gideceğini açıkladı.

    Kaynak: Autoriteit Persoonsgegevens


    LEGALTECH SAHNESİ

    Bytedance ile MPA Arasında Telif Güvenceleri Mutabakatı

    ByteDance ve ABD film stüdyolarının çatı kuruluşu Motion Picture Association (MPA), 18 Ağustos 2026’da yapay zeka modellerinde telif korumalarını güçlendirmeye yönelik bir mutabakat muhtırası (MOU) imzaladı. Anlaşma, ByteDance’in Seedance video ve Seedream görüntü üretim modellerini kapsıyor; bu modeller TikTok, CapCut ve Dreamina uygulamalarının yapay zeka özelliklerinde kullanılıyor.

    Mutabakat, MPA’nın Şubat 2026’da gönderdiği ihtarnamenin ardından geldi. İhtarnamede, modellerin telifli karakterleri ve tanınmış kişilerin görüntülerini izinsiz üretebildiği ileri sürülmüştü. Taraflar, teknik güvencelerin içeriğini kamuya açıklamadı; MOU, teknolojinin gelişimine paralel olarak sürdürülecek bir iş birliği çerçevesi kuruyor.

    Hukuki nitelik açısından anlaşma bir lisans sözleşmesi değil, gönüllü bir çerçeve düzenlemedir. Eğitim verisi ve ihlal sınırına ilişkin temel telif soruları bu mutabakatla çözülmüş olmuyor; MOU yalnızca taraflar arasında doğrudan bir iş birliği kanalı oluşturuyor.

    Kaynak: Motion Picture Association

    Snap’in “Davanın Düşürülmesi” Talebi Reddedildi

    ABD Kaliforniya Merkez Bölgesi Federal Mahkemesi, 20 Ağustos 2026’da Snap’in bir toplu davayı düşürme (motion to dismiss) talebini reddetti. Davada içerik üreticileri, Snap’in YouTube videolarını otomatik yöntemlerle toplu olarak indirip yapay zeka modellerini eğittiğini ileri sürüyor.

    Davanın dayanağı, DMCA’nın erişim kontrollerinin aşılmasını yasaklayan hükmüdür (17 U.S.C. §1201). Davacılara göre YouTube’un otomatik indirmeyi önleyen teknik tedbirleri ve hizmet şartları bu tür toplu indirmeyi engellemek için tasarlanmıştır; Snap ise dosya düzeyinde kalıcı kopyalar elde etmek için bu tedbirleri aşmıştır.

    Kararın kapsamı sınırlı: Mahkeme, Snap’in veri topladığına, model eğittiğine ya da DMCA’yı ihlal ettiğine dair bir tespitte bulunmadı. Yalnızca, söz konusu teknik engellerin DMCA kapsamında bir “erişim kontrolü” sayılıp sayılamayacağının yargılamada test edilmesine izin verdi.

    Kaynak: MediaPost


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    Ceza Muhakemesinde Dijital Delillerin Hukuki Statüsü ve Hukuka Aykırılık Sorununa Kısa Bir Bakış

    Av. Eda Gül ÖZDEMİR

     “… Dijital delil kavramı üzerinde öğretide farklı tanımlara yer verilmekle birlikte bilişim sistemlerinin temelini oluşturan bilgisayarlar, mobil cihazlar ve benzeri elektronik araçlarda ortaya çıkan, kullanıcı veya sistem faaliyetleri sonucunda oluşturulan, değiştirilebilen, saklanabilen ya da farklı kanallar üzerinden iletilebilen bilgi ve veriler olarak tanımlanabilir. Yapısal özellikleri itibarıyla klasik delillerden önemli ölçüde ayrılmaktadır. Öncelikle, fiziksel bir varlıklarının bulunmaması nedeniyle doğrudan gözlemlenmeleri mümkün olmayıp mutlaka bir bilgisayar, mobil cihaz veya benzeri teknik araçlar vasıtasıyla erişilebilir hale gelmektedirler. Bunun yanı sıra, bazı durumlarda internet ağına bağımlı olmaları, delillerin elde edilmesini ve güvenli şekilde muhafazasını güçleştirmektedir…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #16

    Apilex Bülten #16

    17 – 23 Ağustos tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    SPK’dan Sürdürülebilir Finansmanda İki Yeni Rehber

    Sermaye Piyasası Kurulu, 13 Ağustos 2026 tarihli i-SPK 128.29 sayılı İlke Kararı ile “Yeşil, Sürdürülebilir ve Sosyal Sermaye Piyasası Araçları Rehberi” ve “Sürdürülebilirlik Bağlantılı Sermaye Piyasası Araçları Rehberi”ni kabul etti. Rehberler, 2022 tarihli önceki düzenlemenin yerini aldı.

    İlk rehber kapsamında sosyal temalı sermaye piyasası araçlarının ihracına imkân tanındı. Sürdürülebilirlik bağlantılı araçlar için oluşturulan çerçevede ise temel performans göstergelerinin seçimi, sürdürülebilirlik performans hedeflerinin belirlenmesi, araçların özellikleri, raporlama ve doğrulama olmak üzere beş temel bileşen öngörüldü.

    Düzenlemeyle yeşil, sosyal ve sürdürülebilirlik bağlantılı araçlarda Kurul ücretleri yüzde 50 indirildi. Rehberler, Ulusal Yeşil Finans Stratejisi kapsamında hazırlandı.

    Kaynak

    Halka Açık Ortaklıklara İngilizce Açıklama Zorunluluğu

    Sermaye Piyasası Kurulu, 13 Ağustos 2026 tarih ve 49/1489 sayılı kararı uyarınca, 1 Ekim 2026’dan itibaren payları borsada işlem gören tüm halka açık ortaklıkların özel durum açıklamalarını Türkçenin yanı sıra eş zamanlı olarak İngilizce yayımlamasını zorunlu hale getirdi. 

    Karara göre İngilizce açıklamanın doğruluğuna ilişkin sorumluluk ilgili ortaklıkta bulunacak. Ayrıca İngilizce açıklamada Türkçe açıklamanın esas kabul edileceğine yönelik çekince bildiriminin de yer alması gerekecek. Düzenleme 1 Ekim 2026’ya kadar mevcut uygulamanın sürmesini öngörüyor. 

    Karar, Kurulun 2026/51 sayılı haftalık bülteninde yer aldı. Yükümlülük, yabancı yatırımcıya açık pay piyasasında bilgiye eş zamanlı erişimi hedefliyor ve kamuyu aydınlatma rejiminde açıklama dili bakımından yeni bir standart getiriyor. 

    Kaynak

    Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı yürürlüğe girdi

    Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) ile İlgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Genelge, 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’nin yerini alıyor. 

    Plan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla hazırlandı. Temel yaklaşımında insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri öne çıkarıldı. 

    Genelgeyle kamu kurum ve kuruluşlarından, Eylem Planı kapsamında kendilerine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirmeleri ve uygulama sürecinde ihtiyaç duyulan desteği sağlamaları istendi. Eylemlerin takibi ve koordinasyonunda Ulusal Yapay Zeka Kurulu’nun merkezi rol üstlenmesi bekleniyor; düzenleyici deney alanları (regulatory sandbox), yeni teknolojilerin kontrollü biçimde test edilmesi açısından öne çıkan araçlar arasında yer alıyor. 

    Eylem Planı’nın tam metni, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının resmi internet adresinde yayımlanacak. 

    Kaynak

    Patent ve Marka Vekilliği Sınavı Duyurusu

    Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınavlarının 17 Ekim 2026 tarihinde Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirileceğini duyurdu. Kurum, sınav başvurularının 24 Ağustos–7 Eylül 2026 tarihleri arasında Kurum’un internet sitesi üzerinden alınacağını bildirdi.

    Sınavlar, Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliği uyarınca iki yılda bir, patent vekilliği ve marka vekilliği için ayrı ayrı düzenleniyor. Bir önceki sınav 11 Mayıs 2024’te yapılmıştı. Sınav, tek oturumlu ve çoktan seçmeli olarak uygulanıyor.

    Yönetmelik gereği başvuru şartları, istenecek belgeler, başvuru yeri ve yöntemi, başvuru ücreti, son başvuru tarihi ile sınavın şekli, konuları ve ağırlık puanları sınav ilanında yer alıyor. Sınava katılmak için dört yıllık lisans mezunu olmak, Türk vatandaşı olmak ve fiil ehliyetine sahip bulunmak gibi şartlar aranıyor. Sınavda başarılı olan adaylar, vekillik siciline kayıt yaptırarak unvanı kullanmaya hak kazanıyor.

    Kaynak

    “Suça Sürüklenen Çocuk” İbaresi Mevzuattan Kaldırıldı

    Çocuklara ilişkin adli düzenlemeleri içeren 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

    Düzenlemeyle mevzuatta yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” olarak değiştirildi. Kanun; Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu, Kabahatler Kanunu ile infaz mevzuatı başta olmak üzere çok sayıda kanunda değişiklik getiriyor.

    Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubunda olup işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş çocuklar için ceza sorumluluğu doğmayacak; bunun yerine çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilecek. Ayrıca çocuğun bir suçun işlenmesinde araç olarak kullanılmasına ilişkin yaptırımlar ağırlaştırıldı.

    Kanunla, ateşli silahını gerekli özeni göstermeden muhafaza ederek çocuğun silaha ulaşmasına neden olan kişiye hapis cezası öngörüldü. Ruhsatlı yerler dışında bıçak ve kesici alet satışını yasaklayan hüküm ise 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecek.

    Kaynak


    GLOBAL RADAR

    Çevrim İçi Pazaryerlerinde Üçüncü Taraf İçerik Sorumluluğu: Shein–Temu

    Shein, 13 Ağustos 2026’da Temu aleyhine Londra’da açtığı telif hakkı davasını kaybetti; karar, üçüncü taraf satıcılara ev sahipliği yapan çevrim içi pazaryerleri bakımından emsal niteliği taşıyor. Dava, Temu’nun İngiltere platformundaki 2.559 ürün sayfasına ilişkindi ve 2.200’den fazla fotoğrafı kapsıyordu. 

    Yargıç Bacon, Temu’nun web sitesi kullanıcılarınca yapılan telif ihlaline izin vermediğini ve yüklenen görsellerin hak ihlali oluşturduğuna dair bilgisi bulunmadığını belirtti. Mahkeme, Temu’nun yalnızca pasif bir aracı olduğunu ve söz konusu görsellerin İngiltere dışındaki sunucularda barındırıldığını tespit etti. Kararda, ihlal gerçekleşmiş olsaydı dahi Temu’nun aracı konumu nedeniyle “hosting” (barındırma) savunmasına dayanabileceği ifade edildi. Mahkeme ayrıca Temu’nun haksız kaldırma bildirimlerinden doğan zararına ilişkin karşı talebini kabul etti; tazminat tutarı ayrı bir yargılamada belirlenecek. 

    Kaynak: Roadget Business Pte Ltd v Whaleco UK Ltd, England and Wales High Court (13.08.2026)


    LEGALTECH SAHNESİ

    Federal Circuit’in Yazılım Patentlerine Yaklaşımı

    ABD Federal Temyiz Mahkemesi (Federal Circuit), Columbia Üniversitesi’nin Norton antivirüs yazılımının üreticisi Gen Digital aleyhindeki davasında, ihlal hükmünü bozdu ve kasıtlı ihlal nedeniyle hükmedilen 185 milyon dolarlık tazminatı iptal ederek dosyayı yerel mahkemeye iade etti. Uyuşmazlık, Columbia’nın bilgisayarları virüslere ve kötü amaçlı etkinliğe karşı korumaya ilişkin 8.601.322 ve 8.074.115 sayılı patentlerini konu alıyordu.

    Mahkeme, Alice testinin ilk aşamasında istemlerin soyut bir fikre yönelik olduğunu tespit etti. Kararda, birden çok bilgisayarın tek bir görevde iş birliği yaptığı “böl-yönet” yaklaşımının soyut bir fikir olduğu ve çoklu bilgisayar kullanımından doğan verimlilik kazanımının bu soyut fikri aşmadığı belirtildi.

    Belirleyici olan, Columbia’nın ileri sürdüğü teknik iyileştirmelerin istem dilinde yer almamasıydı; mahkeme, bu iyileştirmelerin istemlerin gerektirdiği unsurlar olmadığını vurguladı. Yerel mahkeme, dosyayı iade üzerine, Alice testinin ikinci aşamasında istemlerin buluş basamağı içerip içermediğini değerlendirecek.

    Kaynak: Trustees of Columbia University v. Gen Digital Inc., No. 2024-1243 (Fed. Cir. 11.03.2026)

    ABD’de Yapay Zekayla Hazırlanan İşten Çıkarma Beyanı 

    ABD Ulusal Çalışma İlişkileri Kurulu’nun (NLRB) idari hukuk yargıcı, oto parça şirketi Autofit Inc.’in bir çalışanını ücreti hakkında iş arkadaşıyla konuştuğu için işten çıkararak federal çalışma hukukunu ihlal ettiğine hükmetti. Çalışan, Houston’daki işine başladıktan birkaç gün sonra maaşını bir iş arkadaşına söyledi ve on altı gün sonra işten çıkarıldı.

    Çalışan işsizlik başvurusu yaptı. Şirket, Texas Workforce Commission’a sunduğu yazılı açıklamada işten çıkarma gerekçesi olarak ücret konuşmasını gösterdi. Duruşmada ise şirket, çalışanın komisyon hırsızlığı ve uyum sorunları nedeniyle çıkarıldığını; açıklamayı hazırlayan çalışanının metni ChatGPT ile oluşturduğunu ve gerçek gerekçeleri bilmediğini öne sürdü.

    Yargıç bu savunmaları reddetti. Açıklamayı sunan çalışanın şirketin görünürdeki yetkisiyle hareket ettiğini, komisyon hırsızlığına ilişkin tanıklığın tutarsız ve doğrulanmamış olduğunu, işten çıkarma kararını veren yöneticinin tanıklık etmemesinin ise şirket aleyhine yorumlandığını belirtti. Karar; işe iade, geriye dönük ücret ödemesi, maddi zararların tazmini ve altmış gün süreyle işyerinde bildirim asılmasını öngörüyor.

    Kaynak


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    Tarım Arazilerinde Yapılaşmada Yeni Dönem (4 Nisan 2026 Tarihli “Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği”)

    Av. Gökhan BİLGİN

     “… Yeni düzenleme ile birlikte, tarım arazilerinde özellikle “tiny house” kooperatifleri benzeri yapılar üzerinden gerçekleştirilen tarım dışı ve fiilî bölünmeye dayalı kullanım biçimleri açıkça yasaklanmış, izin sistemine aykırı her türlü kullanım bir yaptırıma bağlanmıştır.

    Ayrıca, belediye ya da il özel idaresi tarafından yıkım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hâlinde yıkım yapma yetkisinin doğrudan Bakanlığa geçmesi ve sürecin resen tamamlanması öngörülerek yaptırımın uygulanabilirliği güvence altına alınmıştır. Bu çalışmada, söz konusu Yönetmelik ile tarım arazilerinde yapılaşma ve amacı dışında kullanıma ilişkin getirilen temel kriterler incelenecektir…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #15

    Apilex Bülten #15

    10 – 16 Ağustos tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    Grup Şirketleri Arasında Rızasız Veri Paylaşımına Ceza

    Kişisel Verileri Koruma Kurulu, iş başvurusunda bulunan bir adayın kişisel verilerinin, açık rızası alınmaksızın aynı şirketler topluluğu bünyesindeki veri sorumluları arasında ortak veri tabanı kullanılmak suretiyle paylaşılmasına ilişkin incelemeyi karara bağladı. Şikâyet, adayın başvurusu kapsamında verdiği bilgilerin grup içindeki diğer şirketlerce de erişilebilir olması üzerine gündeme geldi.

    Kurul, bir şirketler topluluğu bünyesinde yer alan birden çok veri sorumlusu arasında gerçekleştirilen veri aktarımının, üçüncü kişiye aktarım olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, aynı topluluk içindeki veri sorumluları arasındaki aktarımda dahi 6698 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi hükümlerinin esas alınması gerektiği vurgulandı.

    Kurul, adayın açık rızası olmadan verilerinin ortak veri tabanı üzerinden paylaşılmasını Kanun’un 12’nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı buldu ve ilgili şirket hakkında Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

    Kaynak 

    Kripto Varlık Merkezi Kayıt Sistemi MKK Faaliyet İzni Kapsamına Alındı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından hazırlanan “Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.’nin Menkul Kıymet Mutabakat Sistemi İşleticiliği Faaliyetlerine İlave Olarak Yürütebileceği Diğer Faaliyetlere İlişkin Karar” Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararla, Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. bünyesinde yürütülecek Kripto Varlık Merkezi Kayıt Sistemi faaliyeti, MKK’nın gerçekleştirebileceği diğer faaliyetler kapsamında onaylandı.

    Karar uyarınca söz konusu faaliyet, menkul kıymet mutabakat sistemi işletmek üzere MKK’ya 12/6/2015 tarihli ve 10160/19759 sayılı Karar ile verilmiş olan faaliyet izninin kapsamına alındı. Böylece kripto varlıklara ilişkin merkezi kayıt işlemlerinin yürütülmesine ilişkin idari çerçeve genişletildi.

    Kararda, düzenlemenin 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemlerinin Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’in 17’nci maddesi uyarınca alındığı belirtildi.

    Kaynak

    İlaç Sektörü Ön Raporunda Patent ve Rekabet Analizi

    Rekabet Kurumu, ilaç sektöründeki yapısal rekabet sorunlarının tespiti amacıyla yürüttüğü sektör incelemesinin ön raporunu yayımladı. Rapor, Rekabet Kurulu’nun 8 Aralık 2021 tarihli ve 21-59/844-M sayılı kararı doğrultusunda hazırlandı ve kamuoyu görüşüne açıldı.

    İnceleme, üretim, pazara giriş ve dağıtım aşamaları üzerinden yürütüldü. Üretim aşamasında patent koruması ile fikri mülkiyet hukuku ve rekabet hukuku arasındaki ilişki değerlendirildi; fikri mülkiyet korumasının sağladığı teşvikler ile pazara giriş serbestisi arasındaki denge ele alındı. Pazara giriş aşamasında düzenleyici çerçevenin rekabetçi yapıyla kesiştiği noktalar incelendi.

    Raporda; atipik rekabet ihlalleri, münhasırlık uygulamaları, kamu ilaç tedarikinde rekabetçi süreçlerin geliştirilmesi ve düzenleyici çerçevenin manipülasyonu yoluyla ortaya çıkabilecek rekabet sorunları analiz edildi. İyileştirmeye açık alanlarda uygulanabilir çözüm önerileri sunuldu. Görüşler ilac@rekabet.gov.tr adresine iletilebilecek.

    Kaynak

    Emsal Arsa Talebinde Denkleştirici Adaletle Bedel İadesi

    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, resmî şekilde yapılmadığı için geçersiz sayılan taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesine ilişkin uyuşmazlığı karara bağladı. Kararda, resmî biçimde düzenlenmeyen satış sözleşmesinin taraflara hak ve borç doğurmadığı, ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri istenebileceği belirtildi.

    Daire, davacının ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanarak iadesini açıkça talep etmemiş olsa dahi, emsal bir arsa verilmesini talep ettiğinden, “çoğun içinde azı da vardır” kuralı uyarınca bedelin güncellenerek hükmedilmesi gerektiğini belirtti.

    Kararda, ödenen satış bedelinin satış tarihinden dava tarihine kadar enflasyon, üretici ve tüketici fiyat endeksleri, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi ekonomik etkenlerin ortalaması alınarak ulaşacağı alım gücünün belirlenmesi ve bu miktara hükmedilmesi gerektiği belirtildi. Bu yönler göz ardı edilerek kurulan hüküm bozmayı gerektirmiştir.

    Kaynak: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3317, K. 2026/169, T. 15.01.2026

    Sadakat Kartı İlke Kararında Uyum Süresi 28 Ağustos’ta Doluyor

    Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun sadakat kartı uygulamalarına ilişkin 11.02.2026 tarihli ve 2026/266 sayılı İlke Kararı ile veri sorumlularına tanınan altı aylık uyum süresi 28 Ağustos 2026 tarihinde sona eriyor. Karar, 28 Şubat 2026 tarihli ve 33182 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştı.

    İlke Kararında, sadakat kartı sahibine ait cep telefonu numarası veya kart numarasının, üçüncü kişilerce kasa aşamasında beyan edilmesi suretiyle, kart sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın ve herhangi bir doğrulama yapılmaksızın işlem yapılabilmesine ilişkin ihbar ve şikâyetlere dikkat çekilmişti. Kurul, bu uygulamanın 6698 sayılı Kanun’un 5’inci maddesindeki işleme şartlarına dayandırılamayacağını belirlemişti.

    Karar kapsamında veri sorumlularının, işlemin ilgili kişinin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını doğrulayan mekanizmaları hayata geçirmesi gerekiyor. Süre sonunda önlem almayan veri sorumluları hakkında Kanun’un 18’inci maddesi çerçevesinde işlem tesis edilecek.

    Kaynak

    Reklam Yönetmeliğinde Ödül Kullanımına Sınırlama

    Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde değişiklik yapan düzenleme 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Değişiklik Yönetmeliği, 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

    Düzenlemeyle, tüketicilere yönelik mal veya hizmet reklamlarında, önceden ilan edilen objektif kriterlere dayanmayan ve bir menfaat karşılığında verilen ödüllere ilişkin bilgilere yer verilemeyeceği hükme bağlandı. Böylece, ödemeye veya bağışa dayalı olarak verilen ve ölçülebilir bir dayanağı bulunmayan ödüllerin reklamlarda tüketici güveni oluşturmak amacıyla kullanılmasının önü kapatıldı.

    Reklam Kurulu’nun Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine ilettiği bildirimde; “ödül”, “itibar”, “kariyer” ve “tüketici güveni” gibi adlarla düzenlenen bazı organizasyonlarda ödeme veya bağış karşılığında ödül ve berat verildiği, objektif kritere dayanmayan bu ödüllerin reklamlarda kullanıldığı belirtildi. Değişiklik öncesinde de Reklam Kurulu tarafından bu organizasyonlar ve ilgili reklamlar hakkında incelemeler yürütüldü; konu değişiklikle Yönetmelik hükmüyle açıkça düzenlendi.

    Kaynak


    GLOBAL RADAR

    IP5 PPH Programı Üç Yıl Daha Uzatıldı

    Çin Ulusal Fikri Mülkiyet İdaresi (CNIPA), Avrupa Patent Ofisi (EPO), Japonya Patent Ofisi (JPO), Kore Fikri Mülkiyet Ofisi (KIPO) ve ABD Patent ve Marka Ofisi (USPTO) tarafından alınan ortak kararla, IP5 Hızlandırılmış Patent İnceleme (Patent Prosecution Highway – PPH) pilot programı üç yıl daha uzatıldı. Program, 6 Ocak 2026 ile 5 Ocak 2029 tarihleri arasında yürürlükte kalacak.

    PPH, farklı ülke veya bölgelerdeki patent inceleme makamları arasında iş paylaşımına dayanan hızlı inceleme mekanizma sunuyor. Buna göre, bir başvurunun ilk inceleme ofisinde en az bir isteminin patentlenebilir bulunması hâlinde, başvuru sahibi diğer ofisteki karşılık gelen başvurusu için hızlandırılmış inceleme talep edebilir.

    Uzatma kapsamında başvuru sahiplerinin PPH talebi için izleyeceği şartlar ve prosedürler değişmeden korundu. Mekanizma, aynı patent ailesindeki başvurular bakımından inceleme süreçlerinin hızlandırılmasına ve tescilin öne çekilmesine imkân tanıyor.

    Kaynak

    Almanya’da Reklam Etiketlemesine Rekor İdari Para Cezası

    Almanya’da Baden-Württemberg İletişim Eyalet Kurumu (LFK), Instagram’da reklam etiketleme yükümlülüğünü tekrar tekrar ihlal eden Stuttgart merkezli bir influencer’a 36.000 euro idari para cezası kesti. Usul masrafları ve giderlerle birlikte toplam tutar 37.803,50 euroya ulaştı. LFK’ya göre bu, ülkede bir influencer’a verilmiş en yüksek bu tür ceza. Cezaya konu influencer’ın Mayıs–Temmuz 2025 arasında Instagram hikâyelerinde sunduğu, karşılığında para ve önemli ekonomik değerde ayni menfaat aldığı ücretli iş birlikleri oldu. LFK, ilgili kişiyi 2020 ve 2022’de reklam etiketleme kurallarına ilişkin birkaç kez uyarmıştı; buna rağmen etiketlemesiz veya güç fark edilir etiketli içerikler yayımlandı. Cezanın belirlenmesinde tekrarlanan ihlaller, hesabın yüksek erişimi (yaklaşık 750.000 takipçi), iş birliklerinin ekonomik değeri ve önceki uyarılar dikkate alındı. Karar kesinleşmiş olup, influencer bunun ardından iflas süreci başlattı.

    Kaynak: LFK – Die Medienanstalt für Baden-Württemberg


    LEGALTECH SAHNESİ

    GEMA–Suno Kararında AI Eğitimi ve Telif İhlali

    Münih I Eyalet Mahkemesi (Landgericht München I), Alman meslek birliği GEMA’nın ABD merkezli yapay zeka müzik platformu Suno aleyhine açtığı telif hakkı davasında 31 Temmuz 2026 tarihinde GEMA’nın taleplerini büyük ölçüde kabul etti (E. 42 O 763/25). Karar, üretken yapay zeka ile müzik üretimine ilişkin Avrupa’daki ilk mahkeme kararı niteliğinde.

    Mahkeme, hem ABD’de yürütülen model eğitimini hem de Almanya’daki çıktı üretimini telif hakkı ihlali saydı. Korunan eserlerin model bünyesinde ezberlenmesini (memorization), Alman Telif Hakkı Kanunu’nun (UrhG) 16’ncı maddesi anlamında çoğaltma olarak değerlendirdi. Eğitimin AB dışında gerçekleşmesinin sorumluluğu ortadan kaldırmadığına; meslek birliklerine tanınan özel yetki kuralı uyarınca ABD’de işlenen fiiller bakımından da uluslararası yargı yetkisinin bulunduğuna hükmetti. Ayrıca ihlalden, sistemi kullanan kişinin değil, yapay zekâ sistemini sunan sağlayıcının sorumlu olduğunu belirtti.

    Karar; ihlalin men’i, elde edilen gelirin açıklanması ve tazminat hakkının tespiti taleplerini kapsıyor. Karar kesinleşmemiş olup istinaf yolu açıktır.

    Kaynak: Landgericht München I, E. 42 O 763/25, 31.07.2026


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    TCK m. 158/1 Namıdiğer IBAN Kullandırma

    Av. M. Tarık AKAL

     “… Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde dolandırıcılık suçları da klasik yöntemlerden uzaklaşarak bilişim sistemleri üzerinden işlenen karmaşık durumlara dönüşüyor. Yaklaşık on yıl öncesine kadar sınırlı sayıda görülen bu suç tipi, özellikle son yıllarda ‘IBAN kullandırma’ veya ‘hesap kiralama’ adı altında yaygınlaşarak ciddi bir yargısal sorun durumundadır…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

  • Apilex Bülten #14

    Apilex Bülten #14

    3 – 9 Ağustos tarihleri arasında hukuk ve teknolojinin kesişimindeki gelişmeler

    TÜRKİYE GÜNDEMİ

    HAGB Müessesesinde Kapsamlı Değişiklik

    Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı Kanun, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunu yeniden düzenledi. Getirilen düzenlemeyle HAGB’ye karar verilebilmesi için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması şartı korunurken, denetim süresi beş yıla çıkarıldı. Zararın giderilmesi şartı, sanığın maddi durumu gözetilerek taksitle ödeme imkânı tanınacak biçimde esnetildi. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele suçları HAGB kapsamı dışına alınarak bu suçlar bakımından kurumun uygulanması yasaklandı. 

    Değişiklik, Anayasa Mahkemesi’nin HAGB kararlarına karşı yalnızca itiraz yolunun açık olmasını ve itiraz merciinin esasa girmeyen şeklî incelemesini adil yargılanma hakkına aykırı bulan iptal kararına dayanıyor. Bu doğrultuda HAGB kararlarına karşı istinaf yolu açık tutularak üst derece denetimi sağlandı. Düzenleme, yürürlük tarihi itibarıyla derdest dosyalar bakımından uygulanmaya başlandı.

    Kaynak

    Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı, Kısmi Dava Güçlendirildi

    Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı Kanun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesini yürürlükten kaldırdı. Böylece 2011’de Türk hukukuna giren dava türü sistemden çıkarıldı. Madde gerekçesinde, kurumun on beş yıllık uygulamasında alacağın belirli olup olmadığı yönünde tartışmalar doğduğu ve bu belirsizliğin hak arama hürriyeti bakımından sakıncalar yarattığı belirtildi.

    Kanun, belirsiz alacak davasının kaldırılmasına karşılık kısmi davayı güçlendirdi. HMK’nin 109. maddesine eklenen fıkrayla davacıya, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar talep sonucunu artırma imkânı tanındı; bu artırım iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacak ve zamanaşımı ilk dava tarihinden kesilmiş sayılacak.

    Kanuna eklenen geçici madde uyarınca, yürürlük tarihinden önce belirsiz alacak davası olarak açılmış ve görülmekte olan davalar mülga 107. maddeye göre yürütülmeye devam edecek; bu davalar yalnızca kanun değişikliği nedeniyle reddedilmeyecek. Düzenleme, özellikle işçilik alacakları ile trafik kazası ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkin uyuşmazlıkları etkileyecek. Değişiklik 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

    Kaynak

    Banka Hesabı ve IBAN Kullandırmada Ceza İndirimi

    7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine dördüncü fıkra eklendi. Düzenleme, nitelikli dolandırıcılık ve dolandırıcılık suçlarına iştirakin; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri başkasına vermek fiiliyle sınırlı kalması halinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörüyor. 

    Madde gerekçesinde, kamuoyunda IBAN kiralama olarak bilinen fiillere iştirak eden kişilerin sorumluluğunun netleştirilmesi amaçlandığı belirtildi. Kanuna eklenen geçici madde uyarınca, yürürlük tarihinden önce hüküm verilmiş ve kanun yolu aşamasındaki dosyalar bozularak ilk derece mahkemesine gönderilecek; infaz aşamasındaki dosyalarda ise mağdurun zararının altı ay içinde giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilecek. Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

    Kaynak

    Yasal Faizde Sabit Oran Dönemi Kapandı

    7589 sayılı Kanun, yasal faiz oranını sabit bir yüzde olmaktan çıkararak Merkez Bankası reeskont oranına bağladı. Yeni düzenlemeye göre, taraflar arasında faiz oranı kararlaştırılmamışsa uygulanacak yasal faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir önceki yılın 31 Aralık günü geçerli olan kısa vadeli reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirleniyor. Bu formüle göre yasal faiz, 31 Temmuz 2026 itibarıyla yıllık yüzde 31 olarak uygulanmaya başladı. Oran her yıl başında otomatik olarak yeniden hesaplanacak; reeskont oranı yıl ortasında beş puan ve üzerinde değişirse 30 Haziran’da yeni orana göre güncellenebilecek. Düzenlemeden önce yasal faiz sabit bir oran olarak uygulanıyordu. Değişiklik, Anayasa Mahkemesi’nin yasal faiz hükmünü sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal eden kararının doğuracağı boşluk dikkate alınarak yürürlüğe girdi.

    Kaynak

    Kamu Kurumları İçin KVKK Uyum Rehberi Yayımlandı

    Kişisel Verileri Koruma Kurumu, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uyum sürecine yönelik bir rehber yayımladı. Rehber, bu kuruluşlar nezdinde veri koruma farkındalığının artırılması, uygulamada karşılaşılan tereddütlerin giderilmesi ve Kanun’a uygun bir uygulama standardı oluşturulması amacıyla hazırlandı. Metinde, kamu kurumlarının veri sorumlusu sıfatıyla yerine getirmesi gereken yükümlülükler; genel ilkeler, veri işleme şartları, aydınlatma yükümlülüğü, veri güvenliği, ilgili kişi hakları, saklama ve imha ile VERBİS’e kayıt başlıkları altında ele alındı. Rehber ayrıca, kamu kurumları arasında gerçekleştirilen veri aktarımlarının hukuka uygunluk şartlarını, yurt içi ve yurt dışına aktarım yöntemlerini ve alınması gereken teknik ve idari tedbirleri örneklerle açıkladı. Kanun’un kamu kurumları bakımından tamamen veya kısmen uygulanmayacağı istisnai durumlar da ayrı başlıklar altında değerlendirildi.

    Kaynak


    GLOBAL RADAR

    EUIPO’dan İlk Video ve 3D Temsilli AB Tasarımları

    EUIPO, yeni AB tasarım rejiminin son aşamasının 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmesinin ardından video ve 3D ile temsil edilen ilk AB tasarımlarını yayımladı. Yeni düzenleme, tasarımların statik görsellerin yanı sıra dinamik ve animasyonlu formatlarla sunulmasına imkân tanıyor.

    İlk video temsilli tasarım, Alman Lessmore GmbH’ye ait bir mobil oyun için animasyonlu grafik kullanıcı arayüzünü koruma altına aldı; hareketin kendisinin tasarım temsilinin bir parçası olabildiği örneklendirildi. İlk 3D temsilli tasarım ise Belçikalı Arranged BV’ye ait olup, mobil telefon tutuculu bir zar tepsisini birden fazla açıdan görüntülenebilecek şekilde koruyor

    Video temsili, animasyon veya görsel geçiş içeren tasarımlar için; 3D temsili ise ürünün genel görünümünü sunmak için öngörülüyor. Statik temsilde tasarım başına on adede kadar görünüm sunulabiliyor, dinamik veya animasyonlu temsilde ise tasarım başına tek dosya kabul ediliyor.

    EUIPO verilerine göre, Temmuz 2026’nın ilk yarısında ofise video kullanan 37, 3D temsili kullanan 20 tasarım başvurusu yapıldı. Aynı dönemde statik görünüm kullanan 4.329 başvuru alındı ve toplam tasarım başvurusu 4.386’ya ulaştı.

    Kaynak

    Fransız Mahkemesinden Özen Yükümlülüğü Kararı

    Paris Adli Mahkemesi’nin 34. Dairesi, 12 Mart 2026 tarihli kararıyla Yves Rocher’nin ana şirketi LBYR’yi Fransız Özen Yükümlülüğü Kanunu uyarınca sorumlu tuttu. Dava, 2022’de Petrol-İş sendikası, iştirakin eski çalışanları ile Sherpa ve ActionAid France dernekleri tarafından açılmıştı.

    Uyuşmazlığın kaynağı, şirketin Türkiye’deki iştiraki Kosan Kozmetik’in Gebze fabrikasında yaşananlardı. 2018’de Petrol-İş’in sendikalaşma girişiminin ardından, çoğu sendika üyesi yaklaşık 132 işçi işten çıkarılmıştı.

    Mahkeme, şirketin özen planlarının yalnızca tedarikçi ve alt yüklenici risklerini kapsadığını, iştiraklerin risklerine hiç değinmediğini tespit etti. Şirketin “riskleri kademeli olarak önceliklendirdiği” yönündeki savunması kabul görmedi.

    Karar, ilk kez bir Fransız ana şirketin, yurt dışındaki bağlı şirketinde meydana gelen işçi hakları ihlalleri nedeniyle Özen Yükümlülüğü Kanunu kapsamında sorumlu tutulduğu örnek olarak kayda geçti. Grup, sendikaya 40.000, eski çalışanlara toplam 8.000 avro ve derneklere birer avro sembolik tazminat ödemeye mahkûm edildi; karara peşin icra kaydı düşüldü.

    Kaynak


    LEGALTECH SAHNESİ

    AB Yapay Zeka Yasası’nda Şeffaflık Yükümlülükleri Yürürlükte

    AB Yapay Zeka Yasası’nın (Tüzük 2024/1689) 50. maddesindeki şeffaflık yükümlülükleri 2 Ağustos 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı. Yükümlülükler, sistemin yüksek riskli sayılıp sayılmadığından bağımsız olarak sağlayıcı ve uygulayıcıları kapsıyor ve AB pazarına ürün sunan ya da çıktısı AB’de kullanılan tüm aktörlere yöneltiliyor

    İnsanlarla doğrudan etkileşen sistemlerde kullanıcının bir yapay zekayla iletişim kurduğu, durum makul kullanıcı için açık değilse bildirilecek. Sentetik ses, görüntü, video veya metin üreten sistemlerin çıktıları makine tarafından okunabilir ve yapay üretim olarak tespit edilebilir biçimde işaretlenecek. Deepfake içerikler ile kamu yararına ilişkin yapay zeka üretimi metinlerin bu niteliği açıklanacak; duygu tanıma ve biyometrik sınıflandırma sistemlerine maruz kalanlar bilgilendirilecek.

    Denetim kural olarak üye devletlerin ulusal makamlarınca yürütülecek; belirli sistemlerde Yapay Zeka Ofisi, AB kurumlarının sistemlerinde ise Avrupa Veri Koruma Denetçisi yetkili olacak. İhlallerde cezalar 15 milyon avroya ya da bir önceki mali yıl dünya cirosunun %3’üne kadar çıkabiliyor. 2 Ağustos 2026’dan önce piyasaya sunulmuş üretken sistemler için işaretleme yükümlülüğünde 2 Aralık 2026’ya kadar geçiş süresi tanınıyor.

    Kaynak


    APİLEX LEGAL’DEN OKUMA ÖNERİSİ

    Apilex Legal, hukuk alanında nitelikli içerik üretimini destekleyen bir platform olarak farklı disiplinlerden hukukçuları aynı çatı altında buluşturuyor. Güncel meselelerin çoklu bakış açılarıyla ele alındığı, akademisyenlerin ve uygulayıcıların bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği erişilebilir bir içerik alanı sunuyor. Bültenimizin bu bölümünde her hafta Apilex Legal’de yayımlanan bir makaleyi öne çıkarıyor olacağız.

    Yasadışı Bahis Cezası

    Av. Emrah KARATAY

    “…Türkiye’de 7258 sayılı Kanun kapsamında, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı dışında bir platform üzerinden bahis oynatmak yasadışıdır. Yasal izinlere sahip olmayan kişi veya kuruluşlar gerek online gerekse fiziksel ortamlarda bahis oynatamaz. Ayrıca, Spor Toto ve Milli Piyango İdaresi’nin yanı sıra, resmi izinleri olan belirli yabancı siteler dışında, online bahis oynamak da yasadışıdır. Yasadışı bahis, oynatılması yasal olan bahis siteleri dışında kalan bahis sitelerinde bahis oynanması veya oynatılmasıdır. Kanuna aykırılık teşkil edip suç olarak kabul edilmektedir…”

    🔗 Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.